İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/24151 Karar: 2026/3038 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/24151 K.2026/3038

2. Ceza Dairesi 2023/24151 E. , 2026/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1533 E., 2023/1466 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Temyiz istemlerinin esastan reddine, istinaf başvurularının esastan reddine ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanma

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/24151 E. , 2026/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1533 E., 2023/1466 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Temyiz istemlerinin esastan reddine, istinaf başvurularının esastan reddine ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanma

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/24151 E. , 2026/3038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1533 E., 2023/1466 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Temyiz istemlerinin esastan reddine, istinaf başvurularının esastan reddine ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması, onama I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 18.07.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.07.2023 tarihli ve 2023/1533 Esas, 2023/1466 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz istemlerinin reddine dair 18.07.2023 tarihli ve 2023/1533 Esas, 2023/1466 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz istemlerinin reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nun temyiz isteminin "Kararın eksik incelemeyle verildiği, olayla ilgisinin bulunmadığını belirtmiş olmasına rağmen bu konuda araştırma yapılmadığı", sanık ...’nin temyiz isteminin "Fazla ceza aldığı, lehine olan hükümlerin uygulanmasını istediği", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Kararın eksik inceleme ile verildiği, sanık aleyhine, suçu işlediğine dair bir delil bulunmadığ, hiçbir tanığın sanık aleyhine beyanda bulunmadığı, usul kurallarının hiçe sayıldığı", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın bu olay ile ilgisinin bulunmadığını belirtmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmadan karar verildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1 fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık ...'ün dosyasının tefrik edildiği, sanıklardan ... ve ... hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2015/591 Esas, 2019/10 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2019/2021 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararı ile, "1- Tüm dosya kapsamından; sanıklar ... ve ...’nun örgütlü bir şekilde hayvan hırsızlığı yapmaktan dolayı ... C. Başsavcılığının 2015/120 soruşturma numaralı dosyasından teknik takipte olduklarının ve iletişimlerinin tespitine karar verildiği ve mahkemece de bu telefon görüşmelerinin hükme esas alındığı anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... hakkında teknik takip kapsamında iletişimlerinin tespitine ilişkin mahkeme kararlarının suç tarihi olan 12.02.2015 tarihini de kapsayacak şekilde asıllarının veya onaylı suretlerinin denetime elverişli şekilde dosyaya konulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2- ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/120 soruşturma numaralı dosyası ile devam eden tahkikatin akıbetinin sorulup, sanıklar hakkında örgüte üye olmak veya yardım etmek suçlarından açılmış kamu davası mevcut ise, ilgili dosyanın incelenip, mevcut delillerle birlikte değerlendirilmemesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararı üzerine ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/61 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmakla birlikte, işbu dosya ile birleştirilen ... hakkındaki dava ile ilgili sehven bir karar verilmediği, ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükümlerinin sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/2352 Esas, 2022/2080 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması olanaklı görülerek sanıklar ... ve sanık ... hakkındaki hükümlerin " 5237 Sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun cezasının alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurularak aynı kanunun 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen 28.01.2021 tarihli ilk bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2019/2021 Esas, 2021/212 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen bozma kararının, bu bozma kararı üzerine ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2021/61 Esas, 2021/182 Karar sayılı hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/2352 Esas, 2022/2080 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen ikinci bozma kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla