Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/24619 E. , 2024/6371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi- İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi- İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet B
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/24619 E. , 2024/6371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi- İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi- İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91998 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/2, 152/1-a ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanık ...'nün ise beraatine dair Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2012 tarihli ve 2011/464 esas, 2012/436 sayılı kararı ile; Nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a-b, 116/2 ve 152/1-a. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/08/2011 tarihli ve 2011/425 esas, 2011/463 sayılı kararı ile; Nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ...'nün, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a-b, 116/2 ve 152/1-a. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve 2011/530 esas, 2011/678 sayılı kararı kararını kapsayan dosyalar incelendi. Dosyalar kapsamına göre; Sanık ...'ın Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2012 tarihli ve 2011/464 esas, 2012/436 sayılı kararı ile anılan suçlardan cezalandırılmasına, sanık ...'nün ise beraatine karar verildiği, bu dosyada suç tarihinin 26-27/06/2011 olduğu, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/10591 soruşturma, 2011/6016 esas, 2011/2149 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/11/2011 olduğu, Sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2011 tarihli ve 2011/384 esas, 2011/635 sayılı kararı ile sanıklar ın cezalandırılmalarına karar verildiği, bu dosyada suç tarihinin 04/07/2011 olduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/57594 soruşturma, 2011/27901 esas, 2011/8157 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı ve iddianame düzenleme tarihinin ise 14/07/2011 olduğu, Yine sanık ...'ın İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/08/2011 tarihli ve 2011/425 esas, 2011/463 sayılı kararı ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında açılan davanın ise tefrikine karar verildiği, tefrik edilen davada da sanık ...'ün İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve 2011/530 esas, 2011/678 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu dosyalarda suç tarihlerinin 04/07/2011 olduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/57604 soruşturma, 2011/27829 esas, 2011/8141 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı ve iddianame düzenleme tarihinin ise 14/07/2011 olduğu, Her üç suçun da 14/07/2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, her üç eylemin de aynı mağdura karşı işlendiği, anılan üç dosyada da sanıkların üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, aynı mağdura karşı gerçekleştirilen bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.08.2011 tarihli ve 2011/425 Esas, 2011/463 Karar sayılı kararıyla sanık ... için mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.07.2012 tarihli ve 2012/4919 Esas, 2012/13376 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama kararı verildiği, İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2011 tarihli ve 2011/384 Esas, 2011/635 Karar sayılı kararıyla her iki sanık için de mahkûmiyet kararı verildiği, kararın sanıklar ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2015/12213 Esas, 2016/6008 Karar sayılı ilâmıyla sanık ... için düzeltilerek onama, sanık ... için ise bozma kararının verilmesi nedeniyle Yargıtay tarafından temyizen incelenen bu kararlar için kanun yararına bozma yasa yoluna gelinemeyeceğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2012 tarihli ve 2011/464 Esas, 2012/436 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, sanık tarafından inceleme konusu karara yönelik 14.03.2016 tarihli dilekçesiyle eski hâle iade talebinde bulunulduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre dosyanın temyiz yoluyla Yargıtayca incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükümlerin kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2011 tarihli ve 2011/530 Esas, 2011/678 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkındaki mahkûmiyet kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usulsüz olduğu tespit edilmiştir. 5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2012 tarihli ve 2011/464 Esas, 2012/436 Karar ve İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2011 tarihli ve 2011/530 Esas, 2011/678 Karar sayılı hükümlerin, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.