İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25068 Karar: 2025/24634 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25068 K.2025/24634

2. Ceza Dairesi 2023/25068 E. , 2025/24634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1475 E., 2023/1253 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25068 E. , 2025/24634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1475 E., 2023/1253 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25068 E. , 2025/24634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1475 E., 2023/1253 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, " sanığın suç işleme kastının olmadığı, dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın katılandan alacağının olduğu, sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik incelemeye dayanan hükmün bozulması gerektiğine " yönelik olduğu, belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2020/261 Esas, 2021/564 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararıyla; “1-Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılana ait iş yerinde ücretli işçi olarak çalıştığını, çalışması karşılığında iş yerinden alacağının bulunduğunu, birikmiş alacağı katılan tarafından ödenmeyince bu alacağını kendisi almak amacıyla katılana ait 6 adet 10 kg. boya aldığının anlaşılması karşısında; mahkemece katılana ait iş yerinde suç tarihinde çalışanların açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek sanığın iş yerinde ne kadar süre çalıştığına ve sanık ile katılan arasında ücret alacağına dayalı ihtilaf bulunup bulunmadığına dair tanık sıfatı ile beyanları alınıp, aralarında işçi ücretinin alacağına dair alacak davası olup olmadığı hususunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 144. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Mahkemece sanık hakkında iş yeri dokunmazlığını ihlal suçundan gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; soruşturmanın akıbetinin araştırılarak, dava açılmış ise dosyanın celp edilerek birleştirilmesi, birleştirilmesi mümkün olmaması halinde bu dosyanın onaylı suretlerinin dosya içerisine alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğundan,” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hırsızlık suçuna ilişkin 1 No.lu hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/1499 Esas, 2023/315 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla