İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25461 Karar: 2025/23793 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25461 K.2025/23793

2. Ceza Dairesi 2023/25461 E. , 2025/23793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1247 E., 2023/1843 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Dosyanın tetkikinde, iddianame tanzim tarihinin 26.10.2015 olduğu, d

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25461 E. , 2025/23793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1247 E., 2023/1843 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Dosyanın tetkikinde, iddianame tanzim tarihinin 26.10.2015 olduğu, d

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25461 E. , 2025/23793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1247 E., 2023/1843 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Dosyanın tetkikinde, iddianame tanzim tarihinin 26.10.2015 olduğu, duruşma gün ve saatini bildirir iddianame ekli meşruhatlı davetiyenin UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre 17.04.2016 tarihinde vefat eden şikâyetçi ...'a 19.11.2015 tarihinde bizzat tebliğ edildiği hâlde, şikâyetçinin ilk celse olan 10.03.2016 tarihli celseye mazeretsiz olarak katılmadığı belirlenmekle, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin madde etkisi altında üzerine atılı suçu işlediğine ve önceki savunmalarını tekrar ettiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli 2015/409 Esas, 2019/165 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstabul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2019/1753 Esas, 2020/1311 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan kurulan hükümlerin "1.Sanıkların müştekilerden ...'a ait ... Mahallesi, ... Caddesi, .... Sokak No:55 adresinde bulunan hurdacı dükkanına girip sanık ...'ın içeriden müşteki ...'in laptop bilgisayarını, müştekiler ... ile ...'nin ise cep telefonlarını çalarak kaçtıkları, iş yerinde konaklamakta olan müşteki ...'nin olayı fark edip kovalamaca sonucu sanık ...'ı yakalayarak laptopu aldığı olayda, sanık hakkında iki kez tamamlanmış bir kez teşebbüs aşamasında kalmış hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2-h, 35, 142/2-h, 142/2-h ve 116/2. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı hâlde, sanığın müştekilere karşı işlediği iddia edilen eylemler ile ilgili ayrı ayrı her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın teşebbüs aşamasında kalmış tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulması, 2. Sanıkların müştekilerden ...'a ait ... Mahallesi, ... Caddesi, .... Sokak No:55 adresinde bulunan hurdacı dükkanına girip sanık ...'ın içeriden müşteki ...'in laptop bilgisayarını, müştekiler ... ile ...'nin ise cep telefonlarını çalarak kaçtıkları, iş yerinde konaklamakta olan müşteki ...'nin olayı fark edip kovalamaca sonucu sanık ...'ı yakalayarak laptopu aldığı, ancak aynı olay esnasında diğer müştekiler ... ile ...'nin de cep telefonlarının çalındığı, diğer sanıkların olay yerinden kaçması nedeni ile cep telefonlarının ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında suçu birlikte işleyen sanık ... için de suçun tamamlandığı gözetilmeksizin sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması, 3. Sanığın müştekilerin işyeri olarak kullandığı hurdacı dükkanına girerek hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; hüküm yerinde TCK.'nun 116/2. maddesi yerine 116/1. maddesi ile uygulama yapılması, suç adının ise işyeri dokunulmazlığını ihlal etme yerine konut dokunulmazlığının ihlâl etme olarak yazılması, 4.Suça konu olayın sanığında aralarında bulunduğu birden fazla kişi ile yapıldığının müşteki anlatımlarından anlaşılmasına rağmen sanık hakkında TCK'nun 119/1-c. maddesinin uygulanmaması," gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılıkların giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstabul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2019/1753 Esas, 2020/1311 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli 2020/408 Esas, 2022/679 sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla