İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/26522 Karar: 2025/9186 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/26522 K.2025/9186

2. Ceza Dairesi 2023/26522 E. , 2025/9186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/245 E., 2021/284 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma 1) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan in

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/26522 E. , 2025/9186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/245 E., 2021/284 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma 1) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan in

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/26522 E. , 2025/9186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/245 E., 2021/284 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma 1) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 2) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesindeki suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olduğu halde “takdiren alt sınırdan sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, b)Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 143. maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihi itibarıyla yasal olarak en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yasada gösterilen en üst artırım oranını da aşacak şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, c) Şikayetçi ...'in 27.04.2021 tarihli duruşma beyanında "200 tl yatırılmak suretiyle zararının giderildiğini, herhangi bir maddi zararının kalmadığını ve şikayetçi olmadığını" belirttiği, bu haliyle sanığın bozma sonrası kovuşturma aşamasında mağdurun zararını karşıladığından mala zarar verme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, d)Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli bozma ilamının sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik 5 no'lu bendinde; ''Sanıkların sabıka kaydında kesinleşmiş mahkumiyetlerinin bulunduğu ancak infaz tarihlerinin adli sicil kaydından tespit edilemediği, söz konusu mahkumiyetlerin infaz tarihleri araştırılarak sonucuna göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağı tartışılmadan sanıklar hakkında eksik kovuşturmayla tekerrür hükümlerinin uygulanmaması'' denilmesine ve mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş olmasına karşın, yapılan yargılama sonunda tekerrür hükümlerine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan eksik araştırma ile hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca bozma sonrası kurulacak hükümlerde sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla