İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/26527 Karar: 2025/24762 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/26527 K.2025/24762

2. Ceza Dairesi 2023/26527 E. , 2025/24762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3946 E., 2023/3091 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik ist

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/26527 E. , 2025/24762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3946 E., 2023/3091 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik ist

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/26527 E. , 2025/24762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3946 E., 2023/3091 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, soyut değerlendirmelerle sanık hakkında ceza verildiğine, değer azlığı uygulanması gerektiğine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sanığın zaruret haliyle fiili gerçekleştirdiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,19.01.2021 tarihli ve 2020/250 Esas, 2021/62 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/637 Esas, 2022/702 Karar sayılı kararı ile “1-Dosya içerisinde mevcut 20.03.2020 tarihli fotoğraflama tutanağında olay yerinin inşaat halinde olduğunun belirtilmiş olması karşısında; gerektiğinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle olay yerinin bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Mağdur ...'un soruşturma aşamasındaki beyanında, 06.03.2020 günü akşam botunu giriş kısmına çıkararak dinlenmeye çekildiğini, sabah dışarı çıkacağı esnada botunun yerinde olmadığını gördüğünü beyan ettiği; mağdur ...'nin de soruşturma aşamasındaki beyanında, 13.03.2020 günü akşam montunu askılığa asarak dinlemeye çekildiğini, sabah işe gideceği sırada montunun yerinde olmadığını gördüğünü beyan ettiği; sanığın savunmalarında olay yerine gece vakti girdiğini beyan ettiği, ancak suç saatine ilişkin bir açıklamasının bulunmadığı anlaşıldığından; sanıktan sorulmak suretiyle suç saati belirlenerek suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret bulunduğu da karar yerinde açıklanıp tartışıldıktan sonra uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 3-Suça konu eşyaların suç tarihi itibariyle değeri belirlenip sonucuna göre TCK'nın 145.maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafinin istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan" hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/637 Esas, 2022/702 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla