İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/26843 Karar: 2025/23139 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/26843 K.2025/23139

2. Ceza Dairesi 2023/26843 E. , 2025/23139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1739 E. 2023/2215 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/26843 E. , 2025/23139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1739 E. 2023/2215 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/26843 E. , 2025/23139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1739 E. 2023/2215 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye, suçun unsurlarına, bilirkişi raporuna, değer azlığına, teşebbüse" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/1015 Esas, 2022/464 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2127 Esas, 2022/3346 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yüklenen TCK'nun 142/2-h, 143. maddelerinde olduğu gibi TCK'nun 142/2-h, 43. maddelerinde de öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığın kendisine müdafii seçmesi konusunda süre verilmesi, sanık müdafii seçebilecek durumda değil ise zorunlu müdafii atanması gerektiği ancak ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın savunmasının müdafii hazır bulunmadan alındığı, CMK'nun 188/1. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı, bu suretle müdafii olmaksızın savunması alınarak duruşmada hazır bulunmaları zorunlu kişilerden olan müdafiinin yokluğunda karar verilerek 5271 sayılı CMK'nun 289/1-e maddesine aykırı davranılması, Kabule göre ise, Sanığın 20/11/2021 tarihinde katılanın yöneticisi olduğu binanın depo kısmındaki kalorifer peteğini götürürken bina görevlisi olan tanık ... tarafından suç üstü yakalandığı, katılan ve tanığın beyanlarında "bir gün önce yani 19/11/2021 tarihinde de binanın 200-TL değerdeki giriş kapı tokmağının çalındığını ve binanın kamera görüntü kayıtlarından bu eylemi de sanığın gerçekleştirdiğini anladıklarını" bildirip, buna ilişkin kamera kayıtlarını dosyaya ibraz ettikleri, sanığın ise "20/11/2021 tarihinde kalorifer peteğini atılmış sanarak aldığını, ancak 19/11/2021 tarihinde binaya gelmediğini ve bir şey almadığını, görüntüdeki kişinin de kendisi olmadığını" savunması karşısında, gerçeğin hiç bir tereddüte yer verilmeksizin belirlenmesi için, sanığa ait resim ve görüntülerin getirtilerek, 19/11/2021 tarihindeki görüntülerde binaya giren kişinin sanık olup olmadığı yönünde uzman bilirkişiden rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..,” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğine ilişkin bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2127 Esas, 2022/3346 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/23 Esas, 2023/339 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla