Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/27128 E. , 2025/18868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3440 E., 2022/2707 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkem
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/27128 E. , 2025/18868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3440 E., 2022/2707 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın suçunu ikrar ederek pişmanlığını ifade etmesine ve olayın aydınlatılmasına katkı sağlamasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, sanık lehine olan delillerin göz ardı edildiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/328 Esas, 2019/432 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/230 Karar sayılı kararı ile “Sanıkların eyleminin açıktan hırsızlık olarak kabulü ile TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulduğuna göre uzlaşma işlemi yapılması gerektiği, hükme esas alınan kamera kayıtlarının okunup, izlenmemesi ve sanıktan sorulmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği ve Mahkemenin nitelemesinin olaya uygun olmayıp tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan” bahisle hükmün CMK’nın 280/1-e ve 289/1-i maddeleri uyarınca bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların hiçbirinin 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi kapsamına girmediği, hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olup aynı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gibi suçun nitelemesine ilişkin hukuka aykırılığın da yine aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/230 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2020/640 Esas, 2022/650 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.