Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/27452 E. , 2026/3657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2374 E., 2023/1512 K. SUÇLAR: Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/27452 E. , 2026/3657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2374 E., 2023/1512 K. SUÇLAR: Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmünonanması I. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/... Esas, 2023/1512 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlemediğine, delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, gerçek içtima uygulanarak her iki suç için ayrı ayrı ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Şikâyetçi tarafından kapıları kilitli olarak park edilen aracın içinden gece vakti koltukta bırakılmış olan kaban ve içinde ehliyet, nüfus cüzdanı ve çeşitli banka kartlarının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın aracın camının açık olduğunu savunduğu, dosya içerisindeki Olay Yeri İnceleme Raporunda da aracın sağ ön camının yarı açık olduğunun, başkaca olumsuz bir duruma rastlanmadığının belirtildiğinin ve şikâyetçinin aracın camının açık olup olmadığını hatırlamadığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, suça konu aracın şikâyetçinin ikamet ettiği apartmanın açık otoparkında park hâlinde olduğu anlaşılmakla birlikte, dosya içerisindeki olay yerine ilişkin rapor ve tutanakta olay yerinin mahiyetine ilişkin yeterli anlatım ve tasvirin bulunmaması nedeniyle, olay yerinin mahiyeti, söz konusu binanın etrafının çevrili olup olmadığı, aracın bina eklentisi niteliğinde bir yerde bulunup bulunmadığı hususu şikâyetçiden sorularak ve gerektiğinde olay yerinde keşif de yapılarak araştırma yapılması, yapılacak araştırma sonucuna göre aracın bulunduğu yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti hâlinde, sanık hakkında uygulamada olduğu gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması, aksi hâlde, suça konu aracın camının kapalı olduğu konusunda oluşan şüphenin, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" gereğince sanık lehine yorumlanarak sanığın eylemi yönünden aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5237 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.