Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/27788 E. , 2026/5815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1318 E., 2023/546 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/27788 E. , 2026/5815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1318 E., 2023/546 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın diğer sanıkların eylemlerine katılmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığına, suçun gece işlendiğinin sabit olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/179 Esas, 2021/33 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkesi 9. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/644 Esas, 2021/2542 Karar sayılı kararı ile : "1-)Dosya arasında bulunan 21.01.2020 tarihli araç arama ve el koyma tutanağında araçta bulunan sanıklar ... ve ... isimli şahıslara sorulduğunda, keçileri Hacıarslanlar mahallesinde kime ait olduğunu bilmedikleri bir hayvan sayasından çaldıklarını beyan ettiklerinin belirtildiği; 21.01.2020 tarihli kolluk tutanağında ise, araçta bulunan hayvanların kime ait olduğunun tespit edilmesi amacıyla kulak küpe numaralarının ... Malları Koruma Başkanlığı'ndan yapılan sorgulamasında ... isimli kişiye ait olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda, suça konu keçilerin sanıkların yer göstermesi sonucunda mı mağdura teslim edildiği, yoksa keçilerin kulak küpelerinin sorgulanması sonucunda mı mağdura ulaşıldığı hususunun dosya kapsamından net olarak anlaşılamaması karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından, dinlenmesi zorunlu olan ve duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken tutanak tanıkları dinlenilmeden eksik yargılama ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nin, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte hareket ederek hırsızlık suçuna asli fail olarak iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile sanık ...'nin eyleminin 'yardım eden' sınırlarında kaldığı kabul edilmek suretiyle sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesi,3-) Sanığın 21.01.2020 – 21.01.2020 (bir gün) tarihinde gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmeyerek TCK'nın 63. maddesine muhalefet edilmesi"nden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkesi 9. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/644 Esas, 2021/2542 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1543 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.