İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/28818 Karar: 2024/4632 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/28818 K.2024/4632

2. Ceza Dairesi 2023/28818 E. , 2024/4632 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/89 E., 2023/368 K. KATILANLAR : ..., ... ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz ist

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/28818 E. , 2024/4632 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/89 E., 2023/368 K. KATILANLAR : ..., ... ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz ist

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/28818 E. , 2024/4632 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/89 E., 2023/368 K. KATILANLAR : ..., ... ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan 28.04.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/280 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/8429 Esas, 2022/3391 Karar sayılı kararı ile onanması neticesinde kesinleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında hırsızlık suçundan yeniden kurulan 08.06.2023 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan hükmün temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanığın konusu olmayan temyiz isteminin REDDİNE, 2. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/8429 Esas, 2022/3391 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, atılı suçu birlikte işleyen suça sürüklenen çocuk ... hakkında İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesi'nin 2013/223 Esas sayılı dosyasında, katılan Nurgul Akkoç'un, "Suça sürüklenen çocuğun babasının, zararını olaydan bir gün sonra karşıladığını" bildiren dilekçe verdiği, sanığın da talimat ile alınan 30.12.2013 tarihli savunmasında "...camların kırılması nedeniyle oluşan zararı karşıladık" şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla