Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/28954 E. , 2025/7439 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1318 E., 2023/1654 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılanın duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan ceza süreleri itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/28954 E. , 2025/7439 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1318 E., 2023/1654 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılanın duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan ceza süreleri itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, mahkeme kararında deliller ve sonuç arasında bağ kurulmadığına, iddianame anlatımının dışına çıkılarak hüküm kurulduğuna, beyanı hükme esas alınan tanık ile sanık arasında husumetin olduğuna, sanığın savunmasının kısıtlandığına, katılanın temyiz isteminin ise, duruşma talebinin bulunduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 155. maddesi kapsamındaki suçu da işlediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, aynı katılana karşı hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından dava açıldığı, suç aynı mağdura karşı işlenmiş ise de; suç tarihleri ve yeri ile suç tiplerinin farklı olduğu, sanığın iradesinin en baştan itibaren hırsızlığa yönelik olduğı kabul edilip tek suçtan hüküm kurulamayacağı, sanık hakkında hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gibi; eylemde zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.