İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/29020 Karar: 2025/4493 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/29020 K.2025/4493

2. Ceza Dairesi 2023/29020 E. , 2025/4493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/616 E., 2023/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Şikâyetçi ...'in yüzüne karşı 19.09.2023 tarihinde tefhim edilen karara karşı, ş

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/29020 E. , 2025/4493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/616 E., 2023/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Şikâyetçi ...'in yüzüne karşı 19.09.2023 tarihinde tefhim edilen karara karşı, ş

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/29020 E. , 2025/4493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/616 E., 2023/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Şikâyetçi ...'in yüzüne karşı 19.09.2023 tarihinde tefhim edilen karara karşı, şikâyetçi vekilinin kararın kendisine 03.10.2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, 10.10.2023 tarihinde sadece vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış ise de; bozmadan önce 24.02.2011 tarihli duruşmada, şikâyetçi ... vekilinin davaya katılma talebinde bulunduğu, bunun üzerine mahkemece şikâyetçi ...'in kamu davasına katılmasına karar verildiği, ancak şikâyetçi ...'in 14.04.2011 tarihli duruşmada alınan ifadesinde davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ve 21.04.2011 tarihli duruşmada ise şikâyetçi ... vekilinin davaya katılma taleplerinin olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243. maddesi uyarınca daha önceden verilen katılma hükümsüz kaldığından, kararı temyize hakkı bulunmayan şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre, internet üzerinden şikâyetçilerin şifreleri ele geçirilerek önce şikâyetçi ...'nün banka hesabından diğer şikâyetçi ...'in banka hesabına para havale edildiği, ardından şikâyetçi ...'in hesabından da ... isimli kişinin banka hesabına para gönderilmeye çalışıldığı, ancak banka görevlilerince ayrı ayrı şikâyetçiler ve ... isimli kişiler aranıp para aktarımları hakkında bilgilerinin olmadığının tespiti üzerine banka tarafından bloke konularak paranın şikâyetçi ...'nün hesabına geri gönderilmesinin sağlandığı, yapılan araştırmada banka hesaplarından para gönderimi işlemlerinin gerçekleştirildiği IP numarasının, ... ... isimli kişi adına açılan 0534 516 77 90 numaralı Turkcell GSM hattına bağlı olduğunun belirlendiği, bu hattın abonelik sözleşmesi ve aktivasyon işlemlerinin ise sanığın yetkilisi olduğu bayi tarafından yapıldığı ve abonelik sözleşmesindeki ... ... adına atılan imzanın da sanığın eli ürünü olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu kabul etmediği, Dairemizin 16.06.2021 tarihli bozma ilâmında da belirtildiği üzere, ikrâr veya diğer delillerle desteklenmedikçe sadece IP numarası esas alınarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, dosya kapsamında 0534 516 77 90 numaralı Turkcell GSM hattının sanık tarafından çıkarıldıktan sonra fiilen kim tarafından, hangi telefon veya bilgisayar özelliği olan cihazla kullanıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmadığı ve cep telefonu veya sair cihazda içerik aramasının yapılamadığı, şikâyetçilerin aşamalardaki ifadelerinden sanığı tanımadıkları, ayrıca sanık ile paranın en son gönderilmeye çalışıldığı ... isimli kişi arasında da herhangi bir irtibatın tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, davaya konu işlemlerin yapıldığı IP numarasının bağlı olduğu telefon hattının, suç tarihinde GSM bayiliği yapmakta olan sanık tarafından çıkarıldığına dair tespitin tek başına sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması için yeterli olmadığı, sanığın bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı biçimde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla