İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/4177 Karar: 2023/3298 Tarih: 2023

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4177 K.2023/3298

2. Ceza Dairesi 2023/4177 E. , 2023/3298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2022/226 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/4177 E. , 2023/3298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2022/226 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/4177 E. , 2023/3298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2022/226 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2011 tarihli ve 2011/11354 Esas No.lu iddianemesi ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 162/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2011/73 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun'un 162/1, 62, 51/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2011/73 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/11920 Esas, 2019/8315 Karar sayılı kararıyla suçun vasfının 5237 sayılı Kanun'un 161/1. maddesi kapsamında olup olmadığı hususunda delillerin değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma sonrası, İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2019/527 Esas, 2022/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirli iflas suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, dosya içerisindeki bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, yeniden bir bilirkişi raporu alınması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıklar ... ve ...'ın "... Endüstriyel Mutfak Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti." nin müdürleri oldukları, bir başka şirkete olan borcun ödenmemesi nedeni ile bu şirketin Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 22.02.2011 tarihli ve 2009/248 Esas, 2011/89 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, bu kararın 09.05.2011 tarihinde kesinleştiği, şirketin alacak ve borçlarının tasfiyesi için kararın mahkeme tarafından Kadıköy İflas Müdürlüğü'ne gönderildiği, Kadıköy İflas Müdürlüğü'nün 2011/4 iflas sayılı dosyası üzerinden sanıklara sorgu beyanında bulunmaları ve şirketin ticari defterlerinin teslimi için 08.06.2011 tarihli yazı gönderildiği ve bu yazının da 11.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanıkların iflas müdürlüğüne müracaat etmedikleri şirketin defterlerini de teslim etmedikleri, işlerini terk ederek meçhule gittikleri, bu nedenle taksirli iflas suçunu işledikleri iddia edildiği, yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 29. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/2614 Esas 2014/183 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ın üzerilerine atılı "taksirle iflas" suçunu işlediği sabit görülmekle cezalandırılmalarına karar verildiği, sanık Süleyman'ın hükmü temyiz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiği, sanık ...'ın ise hükmü temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 13.06.2019 tarihli ve 2019/11920 Esas 2019/8315 Karar sayılı ilâmı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 161/1-b maddesi kapsamında olup olmadığı hususunda delilleri değerlendirime ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesine ait olduğundan hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. 2. Dosya içerisinde bulunan 10.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ın ... Endüstriyel Mutfak Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti.'nin temsilcilik görevinden 19.09.2008 tarihinde ayrıldığı, şirketin iflasına sebep olan çekte imzası bulunmadığı ve şirketin iflasına karar verilmesinin sanık kusurundan kaynaklandığına dair veri ortaya konmadığı tespit edilmiştir. 3. Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapordaki tespitler ile diğer sanık Süleyman ...'ın üzerine atılı "taksirle iflas" suçunu işlediği sebebi ile cezalandırılmasına dair kararın kesinleşmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.İddianamede belirtilen eylemin 5237 saylı Kanun'un 161/1-b maddesinde düzenlenen hileli iflas suçunu oluşturduğu, mahkemece hileli iflas suçundan hüküm kurulması gerekirken taksirli iflas suçundan hüküm kurulduğu, hileli iflas suçu açısından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmiştir. 2. Dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği, sanığın şirketi temsil yetkisinin 19.09.2008 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla sanık hakkında kurulan beraat kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2019/257 Esas, 2022/226 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla