Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/5307 E. , 2024/8190 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma I) Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, katılanlar ... ve ... ile şikâyetçiler ..., ... ve ...'ya yönelik kasten yaralama suçlarından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/5307 E. , 2024/8190 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma I) Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, katılanlar ... ve ... ile şikâyetçiler ..., ... ve ...'ya yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri, şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen düşme kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından açılan davalar bakımından; bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II) Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın olay günü bulunduğu ceza infaz kurumundaki kamu görevlilerinin görevlerini yapmalarını engellemek için tehdit içerikli sözler söylemesi, ceza infaz kurumunda çıkardığı yangın suretiyle katılanlar ve şikâyetçilerin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olması şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 265/1, 43, 86/2 ve 21/2. maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.12.2013 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III) Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik şikâyetçi kurum vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca sanık hakkında kurulan hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören kurumun, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, ancak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin kararı üzerine 28.07.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü ... vekilinin 30.07.2020 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan ... F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa mahkeme huzurunda alınan savunması sırasında duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 16.12.2013 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2. Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, 3. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde artırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “verilecek ceza iki katına kadar artırılır" cümlesindeki "iki katına" ibaresinin çıkartılarak yerine "bir katına" ibaresinin eklenmiş olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre sanığın hukukî durumunun yeniden takdir ve tayin edilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.