Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/6641 E. , 2024/18439 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2022/406 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/6641 E. , 2024/18439 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2022/406 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.06.2011 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 03.04.2015 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, olay günü suça konu ikametin balkon demirini kırması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, 14.12.2006 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu, hakkında yürütülen ayrı yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan suça sürüklenen çocuk Yavuz Adar ile birlikte işlediği, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen suça uyduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.