Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/10450 E. , 2025/323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1404 E., 2024/1319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.05.
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/10450 E. , 2025/323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1404 E., 2024/1319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2024/1404 Esas, 2024/1319 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/391 Esas, 2020/333 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.05.2021 tarihli ve 2020/1759 Esas, 2021/1221 Karar sayılı kararı ile, sanığın, olay günü gece 05.00 sıralarında mağdura ait kıraathaneye camını kırmak suretiyle girerek hırsızlık yaptığı, olay tarihinde güneşin doğuş saatinin 05.17 olduğu, sürekli hale gelen yaz saati uygulaması ve TCK' nın 6/1-e maddesi hükmü gözetildiğinde, gecenin 07.17 de bittiği, buna göre eylemin gece vakti gerçekleştirildiği anlaşılmakla, işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle sanığa ek savunma hakkı verilerek TCK'nın 116/4. maddesi gereğince mahkûmiyet kararı verilmesi gerekmesine rağmen, 116/2. maddesinden uygulama yapılarak eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek, çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği hususu göz önüne alındığında; dosya kapsamına göre sanığın çaldığı televizyonu soruşturma aşamasında dinlenilen tanık ...'e 400,00TL karşılığında sattığı anlaşılmasına rağmen, tanık ...'in zararının giderilip giderilmediği araştırılmadan eksik yargılama ile sanık hakkında TCK' nın 168/1. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, sanığın mala zarar verme suçuna ilişkin zararı karşılamadığı anlaşılmakla koşulları oluşmadığı hâlde sanık hakkında TCK' nın 168/1. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile 5271 Sayılı CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’unun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.05.2021 tarihli ve 2020/1759 Esas, 2021/1221 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2024 tarihli ve 2021/432 Esas, 2024/237 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.