Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/10632 E. , 2024/20613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3199 E. 2024/2458 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/10632 E. , 2024/20613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3199 E. 2024/2458 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; suça konu evden Aralık 2019'da taşındığı, kalan borçlarını sonradan ödediği, kuruma gidip sorduğunda evin günlük kiraya verildiğini ifade ettikleri, suçu işlemediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık hakkında sayaca müdahale ederek doğru ölçüm yapmasını engellemek suretiyle enerji kullandığından bahisle kaçak elektrik kullanması nedeniyle 10.12.2020 tarihinde kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği olayda, sanığın aşamalarda ısrarlı şekilde suç tarihinde suça konu ardeste oturmadığını savunduğu temyiz dilekçesinde kurum yetkilileri ile görüştüğü ve günlük kiraya verildiğini öğrendiği, temyiz dilekçesi ekinde nakliye faturası, imzalı tanık beyanları ve yeni taşındığı ikamete ait sigorta poliçesi sunduğu, buna göre maddi gerçeğin kesin olarak belirlenmesi amacıyla, tutanak tanıkları dinlenerek sanığın suç tarihinde tutanak adresinde oturup oturmadığı hususunun sorulması, yine kolluk araştırması yaptırılarak tutanak tarihinde suça konu adreste kimin ikamet ettiğinin araştırılmasının istenmesi, suça konu ikâmetin suç tarihindeki maliki Davut Kızmış mirasçısı Murat Kızmış'ın dosya içerisindeki dekontlarda gözüken hesap numarası bilgileri eklenerek ilgili bankadan suça konu tutanak tarihine yakın tarihlerdeki hesap dökümünün celp edilmesi, sanığın evden taşındığı tarihe ilişkin bilgi sahibi olduğu belirlenen temyiz dilekçesine ekli ifadeleri bulunan tanıkların ve sanık adına kiralayanın mirasçısı Murat Kızmış'a kira ödediği tespit edilen Mehmet Tamer, Gökhan Küçükiplikçi ve Efe Bilir isimli şahısların açık kimlik bilgileri tespit edilerek duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesi ile sanığın suç tarihinde suça konu evde oturup oturmadığı, sanığın tahliyesinden sonra tutanak tarihine kadar başkaca bir kimsenin ikâmete yerleşip yerleşmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, 2) Sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin belirlenmesi halinde: 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3 ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamentazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekmektedir. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapora göre kurumun gerçek zararının vergili cezasız olarak 6.252,85 TL olarak belirlendiği, soruşturma aşamasında yukarıda açıklanan ihtar işlemi yapılmadığından sanığa "belirlenen tutarı verilecek makul sürede ödemesi halinde hakkında TCK'nın 168. maddesi gereği düşme kararı verileceği, aksi takdirde mevcut haliyle dosyanın karara bağlanacağı" şeklinde ihtarat yapılmadan eksik kovuşturmayla hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.