KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/10787 E., 2025/3359 K.
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/182 E., 2024/52 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Detayı
421 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında,
önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken;
yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığın savunmasında belirttiği bilinen son adresi ile aynı olan MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince doğrudan MERNİS şerhli olarak gönderilen tebligatın geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında.
01.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmediği, denetim süresinin işlemeye başlamadığı, hükmün açıklanmasına ilişkin 30.01.2024 tarihli kararın hukuken geçerliliği bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede.
Şikâyetçi ...'nın mağaza içerisinde bulunduğu sırada taşıdığı bebek arabasında bulunan eltisine ait çantanın çalınması eyleminin de 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu belirlenerek, sanığın şikâyetçilere yönelik üzerine atılı eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının 26.03.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında bebek arabasındaki çantanın çalınması eylemiyle ilgili hırsızlıktan mahkumiyet kurulmuş, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay tebligatın usulüne uygunluğunu incelemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Gerçek kişiye tebligatta önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılmalı, iade halinde adres kayıt sistemindeki adres son adres kabul edilerek buraya tebliğ yapılmalıdır; doğrudan MERNİS şerhli tebligat geçersizdir ve bu durumda HAGB kararı kesinleşmez, denetim süresi işlemeye başlamaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşme; geçersiz tebligat sebebiyle kesinleşmeyen HAGB'nin ardından hesaplanan zamanaşımının inceleme tarihine kadar dolduğu belirlenmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: İki aşamalı tebligat kuralına aykırı biçimde doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın geçersizliği ileri sürülerek, kesinleşmemiş HAGB üzerinden zamanaşımının dolduğu savunulabilir; bu, dava düşmesiyle sonuçlanabilecek güçlü bir usul argümanıdır.