İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/10842 Karar: 2024/17585 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/10842 K.2024/17585

2. Ceza Dairesi 2024/10842 E. , 2024/17585 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/456 E., 2021/1640 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Y

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/10842 E. , 2024/17585 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/456 E., 2021/1640 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Y

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/10842 E. , 2024/17585 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/456 E., 2021/1640 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58337 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Katılanın ING Bank nezdinde bulunan kredi kartı bilgileri ele geçirilmek ve internet bankacılığı sistemi kullanılmak suretiyle katılanın kredi kartından hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanığın Türkiye Katılım Bankası nezdinde bulunan hesabına 27.07.2016 günü saat 14.46-14.50 saatleri arasında 3.400,00 TL tutarındaki paranın EFT edilmesi, ancak söz konusu hesaba bloke konulması sebebiyle paranın çekilememesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, durumun anlaşılması üzerine hesaba bloke konması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun parayı çekemediği, ancak EFT ile sanığın fiilî hakimiyet alanına geçtiği ve suçun tamamlandığı, bu andan sonra suça sürüklenen çocuğun parayı bankadan çekememesinin suçun tamamlanmış olmasına etki etmeyeceği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemi tamamlandığı halde, teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayininde, 2- Kayden 14/10/1999 doğumlu olan sanık hakkında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2017 tarihli ve 2017/5647 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihinin ise iddianamede 2017 yılı olarak gösterildiği anlaşılmakla, 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 4-Suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük bulunan sanık hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 5-5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Katılanın ING Bank nezdinde bulunan kredi kartı bilgileri ele geçirilmek ve internet bankacılığı sistemi kullanılmak suretiyle katılanın kredi kartından hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık A.U.C.’nin Türkiye Katılım Bankası nezdinde bulunan TR(…) (…) (…) (0001) numaralı banka hesap numarasına 27.07.2016 günü saat 14.46-14.50 saatleri arasında 3.400,00 TL tutarındaki paranın EFT edilmesi, ancak söz konusu hesaba bloke konulması sebebiyle paranın çekilememesi şeklinde gerçekleşen olayda, katılanın kredi kartından rızası dışında EFT yoluyla havale yapıldığı, durumun anlaşılması üzerine tanık A.U.C.’nin hesabına bloke konulduğu ve suça sürüklenen çocuğun parayı çekemediği, ancak EFT ile sanığın fiilî hakimiyet alanına geçtiği ve suçun tamamlandığı, bu andan sonra suça sürüklenen çocuğun parayı bankadan çekememesinin suçun tamamlanmış olmasına etki etmeyeceği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemi tamamlandığı halde, teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kayden 14.10.1999 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 27.07.2016 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Suçun işlendiği 27.07.2016 tarihinde 18 yaşından küçük bulunan suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 5. 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçede açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2020/456 Esas, 2021/1640 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla