İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11355 Karar: 2025/3416 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11355 K.2025/3416

2. Ceza Dairesi 2024/11355 E. , 2025/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/325 E., 2024/403 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 20

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11355 E. , 2025/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/325 E., 2024/403 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 20

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11355 E. , 2025/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/325 E., 2024/403 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen 15.05.2024 tarihli kararda temyiz süresinin tefhimden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 168/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması sonuç ceza miktarını değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ve müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteklerinin, sanık hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği hâlde, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen cezanın aynı Kanun'un 50/2. maddesi gereği adlî para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilebileceği de göz önüne alınarak, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla