İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11395 Karar: 2025/2656 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11395 K.2025/2656

2. Ceza Dairesi 2024/11395 E. , 2025/2656 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1934 E., 2024/617 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11395 E. , 2025/2656 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1934 E., 2024/617 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11395 E. , 2025/2656 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1934 E., 2024/617 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi 1. Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelemesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/1934 Esas, 2024/617 Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçu bakımından; hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Hırsızlık suçu bakımından; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın 31.05.2024 tarihinde kendisine tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 25.03.2024 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; daha sonra gerekçeli temyiz dilekçesi sunması için yapılan 28.06.2024 tarihli tebliğ işlemi sonrasında da, aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde 01.07.2024 tarihinde tekrar gerekçeli temyiz nedenlerini içermeyen temyiz dilekçesini sunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, 2. Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; Gerekçeli kararın sanıklar müdafiine 11.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, sanıklar müdafii tarafından gerekçeli temyiz dilekçesinin 7 günlük yasal süreden sonra verilmiş ise de; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/1934 Esas, 2024/617 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin gerekçe içeren dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek yapılan incelemede; 2.a. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/1934 Esas, 2024/617 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2.b. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "Mahkemece atılı suçlar bakımından soyut tehlike suçuymuş gibi değerlendirme yapıldığına, alt sınırdan uzaklaşılırken yeterli bir gerekçe kullanılmadığına, görgüye dayalı olmayan şikâyetçi beyanına itibar edildiğine, gerekçeye akıl yürütme ile ulaşıldığına ve sanığın suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, 2.c. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "Mahkemece atılı suçlar bakımından soyut tehlike suçuymuş gibi değerlendirme yapıldığına, alt sınırdan uzaklaşılırken yeterli bir gerekçe kullanılmadığına, görgüye dayalı olmayan şikâyetçi beyanına itibar edildiğine, gerekçeye akıl yürütme ile ulaşıldığına ve sanığın suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanıklar hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hüküm fıkrasından “5237 sayılı Kanun'un 58/6-7 gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla