Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11634 E. , 2025/371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/250 E., 2020/605 K. 2015/113 E., 2015/696 SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I. Sanık ... Hakkında Mahkemenin 17.12.
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11634 E. , 2025/371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/250 E., 2020/605 K. 2015/113 E., 2015/696 SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I. Sanık ... Hakkında Mahkemenin 17.12.2020 Tarihli ve 2020/250 Esas, 2020/605 Karar Sayılı Kararında, Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/696 Karar sayılı ilk kararında beraat kararları verildiği, o yer Cumhuriyet savcısının 20.10.2015 tarihli temyiz isteminin, tüm suçlardan verilen beraat kararlarını kapsadığı hâlde, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/12030 Esas, 2020/2481 Karar sayılı ilâmında sadece hırsızlık suçundan verilen beraat kararının incelenerek bozulmasına karar verildiği, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarına ilişkin ise herhangi bir karar verilmediği gözetilmeden, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin aynı ilâmında hırsızlık suçundan verilen beraat kararının bozulmasına karar verilmesinden sonra yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 17.12.2020 tarihli ve 2020/250 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında mükerrer olarak konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmış ise de, anılan hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan ve infaz kabiliyeti bulunmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Mahkemenin 08.10.2015 Tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/696 Karar Sayılı Kararında, Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına İlişkin O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayıl Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 119/1-c, 151/1. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 14.05.2015 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III. Sanık ... Hakkında Mahkemenin 17.12.2020 Tarihli ve 2020/250 Esas, 2020/605 Karar Sayılı Kararında, Hırsızlık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içerisinde bir başka dava dosyasından alınan ve bir örneği dosya arasına konulan Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.02.2015 tarihli tek hekimli adlî raporunun bulunduğu, raporda "sanığa isnat edilen 21.12.2014 tarihinde işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 32/2. maddesi kapsamında olduğu"nun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, anılan adlî rapor da yazılacak müzekkereye eklenerek; sanığın üzerine atılı 19.11.2014 tarihli suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.