İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11639 Karar: 2024/19151 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11639 K.2024/19151

2. Ceza Dairesi 2024/11639 E. , 2024/19151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 01.12.2020 EK KARAR TARİHİ : 06.01.2021 SAYISI : 2019/3951 E., 2020/2640 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11639 E. , 2024/19151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 01.12.2020 EK KARAR TARİHİ : 06.01.2021 SAYISI : 2019/3951 E., 2020/2640 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11639 E. , 2024/19151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 01.12.2020 EK KARAR TARİHİ : 06.01.2021 SAYISI : 2019/3951 E., 2020/2640 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, ek kararın onanması, onama I) Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 19.12.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirtilen on beş günlük yasal süre geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, III) Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.01.2021 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2019/3951 Esas, 2020/2640 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, IV) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2016/202 Esas, 2018/568 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik duruşma açılmaksızın yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/3722 Esas, 2019/1064 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın savunmasının alınmasından önce yasa ve usule uygun iddianame tebliğ olunmadığı, savunması alınırken 5271 sayılı Kanun'un 147, 150, 193 ve 202. maddelerdeki hakları yanında aynı Kanun'un 190/2. maddesindeki süre talep hakkının bulunduğunun da sanığa hatırlatılıp, hatırlatılması ile yetinilmeyip bu hususun duruşma zaptına geçirilmesi ve sanığın savunma için süre istemediğini beyan etmesi halinde bu beyanı zapta geçirilerek savunması alınması gerekirken, bu haklarının hatırlatıldığı duruşma zaptına geçirilmeden ve soyut süre istemediği beyanı zapta geçirilerek savunmasının alınmış olması, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş savunma delilinin ise kesin hukuka aykırılık sebebi olduğu, ayrıca ilgili Çocuk Mahkemesi dosyasının dosya arasına alınmaması sebeplerine dayanılarak hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i maddesi delâletiyle 280/1-d. maddesi uyarınca bozulmasına karar verildiği; ancak sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan bu bozma nedeninin aynı Kanun'un 289/1-i. maddesi kapsamında değil 289/1-h. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağı bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/3722 Esas, 2019/1064 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/263 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla