Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11666 E. , 2025/1429 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2235 E., 2021/1433 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yö
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11666 E. , 2025/1429 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2235 E., 2021/1433 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Sanık ..., sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'in temyiz isteminin, haksız bir yargılama yapıldığına, zararı karşıladığının dikkate alınmadığına; sanık ...'in temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olay tarihinde alkol etkisindeyken suçları işlediğinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 34. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kendisine müdafii tayin edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğine, değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, suçları işlediğine dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın duruşmalardan vareste tutulma talebi olmadığı halde karar duruşmasında hazır edilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verildiğine, sanığın savunması usulünce alınmadan karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında hükmedilen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olduğu için istinabe yasağı kapsamında olduğu ve müdafii eşliğinde sorgusu yapılmış olsaydı dahi sanığın yakalama ile yetkili olmayan mahkeme tarafından sorguya çekilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ancak 03.03.2020 tarihli duruşmada Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığa önceki kimliği ve hakları tahtında söz verilerek ancak müdafii olmaksızın sanığın beyanda bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamenin (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması, savunmalarının zorunlu müdafii huzurunda alınması ve kısa kararın zorunlu müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... ve müdafii temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.