Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/1256 E. , 2024/20017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/71 E., 2015/357 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elv
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/1256 E. , 2024/20017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/71 E., 2015/357 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın son bildirdiği adresi olan “...” adresine tebliğ edilmeksizin MERNİS adresi doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine sunulan sanığın 23.11.2023 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 27.11.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 13.10.2015 tarihli hükümlerin yapılan incelemesinde; 1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hüküm tarihinde Marmara 5 nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa, duruşmadan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve sanığın vareste tutulma talebi de bulunmadığı hâlde, hükmün açıklandığı son oturumda bizzat veya SEGBİS vasıtasıyla hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.