Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13119 E. , 2025/5061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/663 E., 2014/206 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma, iade I.Hükümlü ...'un temyiz isteminin incelenmesinde; Hükümlünün
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13119 E. , 2025/5061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/663 E., 2014/206 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma, iade I.Hükümlü ...'un temyiz isteminin incelenmesinde; Hükümlünün 23.01.2023 tarihli dilekçesi ile Mahkemenin 09.06.2014 tarihli 2013/663 E., 2014/206 K. sayılı kararına karşı eski hâle getirme ve temyiz talebinde bulunması üzerine dosyanın Yargıtaya gönderildiği anlaşılmakla; eski hâle getirme talebi konusunda karar verme yetkisinin Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hükümlü hakkında Ankara 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2014 tarihli ve 2013/663 E., 2014/206 K. sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin hükümlü ve müdafinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/11055 Esas, 2018/1220 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği, ortada temyizen incelenebilecek bir hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II.Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adresi olarak kabul edilip merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; sanık ...'ın yokluğunda verilen 09.06.2014 tarihli kararın, sanığın sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese doğrudan tebliğe çıkarılarak mahalle muhtarına tebliğ edildiğinden, tebligatın usulsüz olduğu, bu sebeple sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, katılana ait işyerinden hırsızlık yaparken kapı kilidi ve kapı camını kırması şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının , karar tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 2.Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosyada mevcut güvenlik kamerası görüntülerine göre, eylemin saat 23.40 sıralarında birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 143, 116/4 ve119/1-c maddeleri gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve katılanın, suça konu malzemelerin değerinin 50.000 TL olduğuna ilişkin beyanı karşısında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir işyerinden gece birden fazla kişiyle hırsızlık yapıp kapı kilidi ve camını kıran sanık ile bir hükümlü hakkındaki mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. 2. Ceza Dairesi hükümlünün hükmünün 2018'de düzeltilerek onanıp kesinleştiğini, sanığa yapılan tebligatın ise usulsüz olduğunu saptamıştır.
Hukuki İlke: Sanığın sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan yere önce normal tebligat çıkarılmadan doğrudan 21/2'ye göre tebliğ usulsüzdür; mala zarar verme suçunda TCK 151/1'e göre öngörülen ceza üst sınırına göre 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı karar ile inceleme arasında dolmuşsa kamu davası düşer.
Uygulama Sonucu: Hükümlü yönünden incelenecek hüküm bulunmadığından tevdi; sanık yönünden mala zarar verme suçunda zamanaşımı dolduğundan bozma ve düşme, hırsızlık ile işyeri dokunulmazlığı hükümleri aleyhe temyiz olmadığından onama.
Dava Strateji Notu: Usulsüz MERNİS tebliği temyiz süresini başlatmadığından, kesinleşmiş görünen kararlarda dahi süre içinde dolan zamanaşımı ileri sürülerek düşme sağlanabilir; birden çok suçtan kurulan hükümde yalnız zamanaşımına giren suç ayrıştırılmalıdır.