Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13473 E. , 2025/5903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2580 E., 2024/2523 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13473 E. , 2025/5903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2580 E., 2024/2523 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. Maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "Kolluk görevlilerinin aracı suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresinde yakalamışlarsa da bu durumun suça sürüklenen çocuğun aracı çaldığına delil değil, sevk idaresinde bulunduğuna yönelik bir kanıt oluşturacağı, yakalama tutanağının mahkûmiyet için tek başına yeterli bir delil oluşturmayacağı, gerekçenin yetersiz olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/802 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/303 Esas, 2023/253 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün "Suça sürüklenen çocuğun fiilinin TCK'nun 142/2-h madde ve fıkrasında belirtilen herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususu tartışıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/303 Esas, 2023/253 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli ve 2023/302 Esas, 2023/1241 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/2580 Esas, 2024/2523 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.