Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13702 E. , 2025/14770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3839 E., 2021/508 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : R
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13702 E. , 2025/14770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3839 E., 2021/508 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet kararları verildiği, sanığın bu kararlara yönelik istinaf kanun yoluna başvurmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince bu suçlar yönünden bir karar verilmediği anlaşıldığından söz konusu suçlarla ilgili olarak Mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2019/3839 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararının sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin, dosya içerisinde mahkûmiyet için yeterli deliller bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanığa verilen cezanın çok yüksek olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'in sorgularının müdafii hazır bulundurularak yapılması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, 2. Dosyada yer alan 10.05.2018 tarihli "Yakalama ve Olay Tespit Tutanağı" na göre, sanık ...'ın yol kenarında aracı ile yakalandığı ve araç içinde 4 adet küçükbaş hayvanın olduğunun tespit edildiği, sanık ...'in hayvanları çaldığı yeri ikrar ettiği, ayrıca sanıklar ... ve ...'ın içinde 5 adet küçükbaş hayvan olan araç ile ileride beklediklerini kolluk görevlileri söylediği ve devamında da yer göstermesi neticesinde çalınan 5 adet küçükbaş hayvanın da ele geçtiği ve katılana iade edildiği olayda, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, TCK'nın 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanık ...'ın etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ın da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Kangal Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.