İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13762 Karar: 2025/4140 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13762 K.2025/4140

2. Ceza Dairesi 2024/13762 E. , 2025/4140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/95 E., 2020/22 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama, bozma I. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13762 E. , 2025/4140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/95 E., 2020/22 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama, bozma I. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13762 E. , 2025/4140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/95 E., 2020/22 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama, bozma I. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'ın, katılan ... 'in işyerinin çatısı delmek suretiyle zarar verip işyerinden hırsızlık yapması ve sanık ...'in ise sahte nüfus cüzdanları, ehliyetler ve ruhsat düzenleyerek satması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde; sanık ... 'nin eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu, sanık ...'in eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 204/1. Maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suçların işlendiği 24.02.2007 ve 30.05.2007 tarihlerinden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davaların düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri ile katılanlar ... ve ..., suçtan zarar görenler BULSAN Un Fabrikası, AFA Bisküvi Fabrikası, Çumra Erentepe Köyü Sulama Kooperatifi ve ...'e karşı hırsızlık suçundan verilen düşme hükümlerine; sanık ... hakkında katılan ...'e karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, suçtan zarar gören KİMPAŞ Prefabrik'e karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine; sanık ... hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'e karşı hırsızlık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine; sanık ... hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ve katılan ...'ya karşı hırsızlık suçundan kurulan düşme hükmüne; sanık ...'nun katılanlar ... ve ...'a karşı hırsızlık suçlarından verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin düşme kararının gerekçesine yönelik olduğu ve kararı temyiz etmelerinde de hukukî yararları bulunduğu anlaşılmakla Tebliğname'deki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında KİMPAŞ Prefabrik'e karşı işlediği suçlardan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararı ile 2012/13-1444 Esas, 2013/305 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanıklar ... ile ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen hükümlerde tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, Hakimler Kurulunun kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümleri; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmün aleyhe bozulması hâlinde, davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi gereğince sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 307/2. maddesinde de aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilâmında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır. İnceleme konusu somut olayda, yerel mahkemece bozma ilâmından sonra sanık adına duruşma gününü bildirir Yargıtay bozma ilâmı ekli davetiye çıkarıldığı, ancak sanığın duruşmaya katılmadığı, sanığın bozmaya karşı beyanları alınmadan 10.10.2018 tarihli duruşmada bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, sanığın karar duruşması olan 23.01.2020 tarihinde ek savunması alınmak üzere hazır edildiği ve 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesine yönelik ek savunması ile esasa yönelik beyanlarının alındığı anlaşılmakla; sanığın bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı diyecekleri saptanmadan bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla