Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14296 E. , 2025/2200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2022/755 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I) Av. ...'nun sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmes
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14296 E. , 2025/2200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2022/755 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I) Av. ...'nun sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararı, duruşmaya sanık müdafii olarak katılan Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de; adı geçen sanığın bu isimle savunmasının alınmadığı, ... adıyla yaptığı savunması sırasında müdafii talep etmediğini beyan ettiği, 5271 sayılı Kanun'un 150/2-3. maddesi gereğince sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum olmadığı, Av. ... tarafından dosyaya sunulmuş vekâletnameye de rastlanmadığı, bu haliyle avukat ile sanık arasında hukuken geçerli bir müdafiilik ilişkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında; Av. ...'nun sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II) Sanığın, hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Tüm dosya içeriğine göre; 05.12.2013 tarihinde işlenmiş olan hırsızlık suçu ile ilgili olarak kolluk görevlilerince kesintisiz takip sonucu hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan inceleme dışı sanık Gülten Alanfer ile birlikte suç işleyen şahsın yakalandığı, olay anında üzerinde nüfus cüzdanı bulunmayıp kendi beyanına göre ... olduğu tespit edilen şahıs hakkında evraklar düzenlenerek dava açıldığı ve 02.06.2015 tarihinde mahkûmiyet kararı verildiği, bozma sonrası yürütülen yargılama sonucunda ise suçu işleyen şahsın ... olduğu kabulü ile ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılan somut olayda; suç tarihi olan 05.12.2013 tarihinde olaydan hemen sonra kesintisiz takip sonucu yakalanan şahsın beyanı üzerine 05.01.2000 doğumlu ... adı üzerinden kimlik tespit tutanağı ile bir kısım evrakların düzenlendiği ve ifadesinin alındığı, dosyaya bilgi amaçlı gönderilen Emniyet Müdürlüğünün 23.03.2015 tarihli yazısında başka olay nedeniyle ... ismi ile yakalanan şahsın parmak izi araştırmasında daha önceden ... ve ... ismi ile hakkında işlem yapıldığının tespit edildiği ve 13.10.2013te gerçekleşen olaydaki şahsın gerçek kimliğinin 13.05.1992 doğumlu ... olduğunun belirlendiğinin bildirildiği, bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında dosyaya sunulan Emniyet Müdürlüğü'nün 05.10.2020 tarihli cevabi yazısının ekinde; ...'in 05.10.2020 tarihinde alınan parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile imza ve yazı örneklerinin gönderildiği, abisi ... adlı şahsın fotoğrafı gösterilen kişinin kardeşi ... olduğunu kesin ve net olarak beyan ettiği Teşhis Tutanağının eklendiği, sanığın yaşının tespiti ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda alınan Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 20.02.2014 tarihli Raporu ile, nüfus kaydına göre 05.01.2000 doğumlu olan ... adlı şahsın 21 yaş sonu ile uyumlu olduğunun belirtildiği, bozma sonrası alınan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.03.2021 tarihli Rapor ile de ...'in dosyadaki grafilere göre; grafi çekim tarihi olan 11.03.2019da 22 yaş üzeri ile uyumlu olduğunun belirlendiği, UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucunda; ...'in yaşının Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2019/175 Esasi 2021/306 Karar sayılı kararı ile 05.01.1997 olarak düzeltildiği ve bahsi geçen kararın 05.10.2022 günü kesinleştiği; yine bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında 05.10.2020 tarihli duruşmada ... adıyla savunmada bulunan şahsın eylemi kendisinin gerçekleştirdiğini beyan ederek suçu ikrar ettiği, fakat 31.05.2022 tarihli duruşmada yine ... adıyla savunmada bulunan kişinin, eylemin akrabası ... tarafından gerçekleştirdiğini belirterek suçu inkar ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ...'in yaşı ile ilgili raporlara dayanılarak, suçu işleyen şahsın 13.05.1992 doğumlu ... olduğu kabul edilerek savunması da alınmadan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; suçun işlenmesinden hemen sonra yakalanan şahsın olay günü parmak izlerinin alınmadığı ve evrakların da beyanına göre düzenlendiği dikkate alınarak; ... adıyla 05.12.2013 günü düzenlenmiş olan Teslim ve Tebliğ Tutanağı, Kimlik Tespit Tutanağı, Üst Atama Tutanağı ve diğer belgeler üzerindeki imza ve yazı örnekleri ile hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olan ...'in imza ve yazı örnekleri mukayese edilip bu hususta rapor alınması, mümkünse 05.12.2013 tarihli Kimlik Tespit Tutanağında imzası bulunan tutanak tanıkları ile yüzleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip 05.12.2013 günü yargılamaya konu hırsızlık suçunu işleyen şahsın kesin olarak gerçek kimliğinin tespit edilmesi gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; a) 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanun'un 147 ve 191. maddeleri uyarınca sanığın doğru kimlik bilgileri ile sorgusu yapılmadan ve savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b) 6545 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı 3 yıldan 5 yıla çıkarılmış ise de, atılı suçun işlendiği 05.12.2013 tarihi itibariyle öngörülen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden ve alt sınırdan uzaklaşıldığına dair herhangi bir gerekçe de gösterilmeden temel ceza olarak 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, c) Şikâyetçiye ait cüzdanı alan şahısların, olay günü kolluk görevlileri tarafından kesintisiz takip sonucu suça konu cüzdanla yakalandıklarının anlaşılması karşısında; suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.