İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/14523 Karar: 2025/488 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14523 K.2025/488

2. Ceza Dairesi 2024/14523 E. , 2025/488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2013/40 E., 2014/123 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme Suça sürüklenen çocuğun, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden s

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/14523 E. , 2025/488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2013/40 E., 2014/123 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme Suça sürüklenen çocuğun, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden s

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/14523 E. , 2025/488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2013/40 E., 2014/123 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme Suça sürüklenen çocuğun, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 27.05.2016, 24.07.2023, 16.11.2023, 15.04.2024, 12.08.2024, 26.08.2024 ve 04.09.2024 tarihli dilekçelerindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek ve hükümlünün eski hale getirme ve temyiz dilekçeleri ile ilgili taleplerinin reddine dair önceki ek kararlarla birlikte 26.08.2024 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda verilen kararın, duruşmada bildirdiği adres ile aynı olan suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine doğrudan "Mernis adresi" şerhi düşülerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 07.04.2014 tarihinde, "yengesine" tebliğinin yapılması nedeniyle anılan tebliğ işleminin usûle aykırı olduğunun anlaşılması karşısında; yapılan gerekçeli karar tebliğ işleminin geçersiz olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eski hâle getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine suça sürüklenen çocuk tarafından yapılmış olan temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenmiştir. I.Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL'ye kadar olan adlî para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün, cezasının türü ve miktarları itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince temyiz talebinin, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin yukarıda açıklanan gerekçeyle reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuğun, 18.09.2012 tarihinde gece vakti saat 21.00 sıralarında kimliği belirlenemeyen inceleme dışı şahıs ile birlikte, şikâyetçiye ait ikâmetin balkon kapısını zorlayarak açmak suretiyle içeriden 4 adet altın bilezik, 2 adet altın künye, 1 adet kadın kol saati, 1 adet dizüstü bilgisayar, 1 adet yüzük ve 1 adet para cüzdanını çalması şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/3 ve 116/1-4, 119/1-c, 31/3. maddelerindeki nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen 11.03.2014 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz istekleri bu yönden yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk, hakkındaki hırsızlık, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme mahkûmiyetlerinin kesinleşmesinden sonra eski hâle getirme ve temyiz talebinde bulunmuş; 2. Ceza Dairesi, yokluğunda verilen kararın MERNİS adresinde yengesine tebliğinin usulsüz olduğunu saptamıştır.

Hukuki İlke: Önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ usulsüz olup temyiz süresini başlatmaz; doğrudan verilen 3.000 TL'ye kadar adli para cezaları kesin nitelikte, temyize tabi hırsızlık ve konut dokunulmazlığı suçlarında ise TCK 66/1-e ve 66/2 uyarınca 10 yıllık zamanaşımı dolmuşsa dava düşer.

Uygulama Sonucu: Mala zarar verme suçunda ceza kesin olduğundan temyiz talebi ret; hırsızlık ve konut dokunulmazlığı suçlarında zamanaşımı dolduğundan bozma ve düşme.

Dava Strateji Notu: Çocuk sanıklarda eski hâle getirme yetkisi Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğundan talep doğrudan temyizle birlikte ileri sürülmeli; usulsüz tebliğ tespit edilirse zamanaşımının çocuklar için indirimli hesaplanacağı da gözetilerek düşme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla