Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14700 E. , 2025/10116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2023/91 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama I- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14700 E. , 2025/10116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2023/91 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama I- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Tüm dosya içeriğine göre; şikâyetçiye ait ikametten çalınan viskinin arama kararı üzerine, yabancı paraların bir kısmının ise sanık ...'ın üst aramasında ele geçirildiği ve şikâyetçinin kalan zararının kovuşturma aşamasında giderildiği somut olayda; sanığın gerçekleştirmiş olduğu tazminin kısmî iade hükmünde olacağı dikkate alınarak; şikâyetçiye kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği açıkça sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde cezaevinde bulunup duruşmada hazır edilen suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı tefhim edilen 12.04.2023 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk tarafından yapılan 28.08.2023 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Tüm dosya içeriğine göre; şikâyetçiye ait ikametten çalınan viskinin arama kararı üzerine, yabancı paraların bir kısmının ise sanık ...'ın üst aramasında ele geçirildiği ve şikâyetçinin kalan zararının kovuşturma aşamasında giderildiği somut olayda; suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirmiş olduğu tazminin kısmî iade hükmünde olacağı dikkate alınarak; şikâyetçiye kısmî iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği açıkça sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/3, 168/2, 62 ve 50/1-a. maddelerine göre belirlenen 5.320,00 TL adlî para cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak sırasıyla 2.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ile uygulama maddesi olarak 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesinin hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/14782 Esas ve 2022/9599 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan hüküm aleyhine temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 8.100,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa yazılı şekilde 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan; “suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/3, 168/2, 62 ve 50/1-a. maddelerine göre belirlenen 5.320,00 TL adlî para cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 2.000,00 TL; suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 8.100,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.