İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/14733 Karar: 2025/4986 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14733 K.2025/4986

2. Ceza Dairesi 2024/14733 E. , 2025/4986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2022/359 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’u

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/14733 E. , 2025/4986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2022/359 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’u

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/14733 E. , 2025/4986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2022/359 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 28.03.2024 tarihli ve 2023/3790 Esas, 2024/5152 Karar sayılı karar üzerine dosyadaki evrak eksikliğinin tamamlandığı belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümlünün 03.11.1995 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçundan dolayı 24.10.1996 tarihinde 765 sayılı Kanun'un 493/1, 65/3, 522, 81/2, 81/3. maddeleri gereğince 4 yıl 3 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.02.1997 tarihli ilâmıyla onanarak kesinleştiği, infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun uyarınca lehe yasa değişikliğinin değerlendirilmesi talebi üzerine mahkemece dosyanın ele alınıp, duruşma açılarak yargılama yapıldığı ve hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 65/3, 522, 81. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 151/1, 116/2-4, 119/1-c, 151. maddelerinin olaya ayrı ayrı uygulanması ve mahkemece yapılan lehe olan kanun değerlendirmesinde 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı; 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarihli ve 2012/1142 E., 2013/17 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 253/1. fıkrası “b” bendi 3 No.lu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle bu suç yönünden uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği; ancak 5560 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesine eklenen 4. fıkranın yürürlük tarihi olan 06.12.2006 gününden önce işlenen ve 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tabi olup, şikâyetçinin beyanı alınarak şikâyetinin devam etmesi hâlinde ise, uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği gözetilerek; mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla