İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/15934 Karar: 2025/2201 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15934 K.2025/2201

2. Ceza Dairesi 2024/15934 E. , 2025/2201 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/628 E., 2021/1662 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafi ile sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, onama Sa

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/15934 E. , 2025/2201 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/628 E., 2021/1662 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafi ile sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, onama Sa

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/15934 E. , 2025/2201 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/628 E., 2021/1662 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafi ile sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddelerinin gerektirdiği cezanın türü ve miktarına göre zamanaşımının aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 10 yıl ve 15 yıllık sürelere tabi olduğu ve inceleme tarihi itibarıyla bu sürelerin dolmadığı anlaşıldığından iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından Tebliğnamedeki düşünceye iştirâk edilmemiş; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gece vakti işlenmiş olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca cezanın alt sınırının 1 yıl hapis cezasıyla başlaması gerektiği gözetilmeden temel cezanın 180 gün adlî para cezası olarak belirlenmesi ile şikâyetçiye ait iş yerinden 50,00 TL bozuk para ile televizyon çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; suça konu televizyonun soruşturma aşamasında sanık tarafından iade edilmiş olduğu ve kısmî iade hâlinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden kısmî iade de bulunan sanığın yararlanabileceğinin anlaşılması karşısında; kısmî iade de bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından koşulları oluşmadığı hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ile aleyhe temyiz olmadığından; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken; cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması, sonuç ceza miktarını değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik tayini edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla