İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16655 Karar: 2025/9750 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16655 K.2025/9750

2. Ceza Dairesi 2024/16655 E. , 2025/9750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/278 E., 2019/1463 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz ve eski hâle getirme isteminin incelenmesinde;

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16655 E. , 2025/9750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/278 E., 2019/1463 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz ve eski hâle getirme isteminin incelenmesinde;

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16655 E. , 2025/9750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/278 E., 2019/1463 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz ve eski hâle getirme isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/278 Esas, 2019/1463 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi ve eski hâle getirme talebi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın 18.09.2019 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek, Mahkemenin yoklukta verilen 02.07.2019 tarihli kararının sanık ...'un bilinen son adresine tebliğe çıkarılıp usulüne uygun olarak 26.07.2019 tarihinde muhtara bırakıldığı, sanığın temyiz dilekçesinde tebligat tarihinde asker olduğunu belirterek, dilekçe ekine görev belgesini sunduğu, Dairemiz 23.05.2024 tarihli ilâmı üzerine Mahkemece sanığın tebligat tarihinde askerde olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eski hâle getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.05.2024 tarihli ilâmı üzerine, sanığa 11.11.2024 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapıldığı, ancak sanığın aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre için sebep içeren temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında aynı Kanun'un 168/1. maddesi uygulanmak suretiyle neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, basit hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiğine, TCK'nın 62. maddesinin, CMK'nın 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla