İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16754 Karar: 2025/2830 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16754 K.2025/2830

2. Ceza Dairesi 2024/16754 E. , 2025/2830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/6982 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16754 E. , 2025/2830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/6982 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16754 E. , 2025/2830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/6982 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114047 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müştekinin Vakıfbank Erdemli şubesine ait 53 numaralı kiralık kasanın hesap sahibi olup, kasasında çok sayıda ziynet eşyası ile manevi değeri yüksek olan eşyaları yer almasına rağmen 17/04/2023 tarihinde kiralık kasasını kontrol etmek amacıyla anılan şubeye başvurduğunda söz konusu kasanın ve kasa hesabının bulunmadığının kendisine bildirilmesi üzerine şikayetçi olmasının ardından yapılan soruşturma işlemleri neticesinde müştekinin kasada ziynet eşyası bulunduğuna dair soyut beyanından başka bir delil olmadığı gibi son işlem tarihinden onaltı yıl sonra şikayette bulunulmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, müştekinin Vakıfbank Erdemli şubesine ait 53 numaralı kasayı 04/09/1995 yılında kiraladığı ve 23/11/2007 tarihi dahil olmak üzere 11 adet kasa tahsilat ücretinin yatırıldığı, müşteki tarafından kiralık kasaya dair bankada yapılan son işlem tarihinin 23/11/2007 tarihli kasa tahsilat ücreti olduğu, buna ilişkin dekont örneğinin şikayet dilekçesine ekli olduğu gibi müştekinin kasa anahtarlarının resimlerini de dosyaya ibraz ettiği, ancak 2007 yılından sonra bir kasa tahsillat ücretinin bulunmadığı, Vakıfbank Erdemli şubesinin 23/06/2023 tarihli yazısı ile banka şubesinin 2015 yılında yeni binaya taşındığının, taşınma öncesinde müştekiye tahsisli bir adet kiralık kasanın olduğunun tespit edilmesi üzerine, müştekiye ihbarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamaması nedeniyle kasanın noter huzurunda açıldığının ve boş olduğunun tutanak altına alındığının, müştekiye ait herhangi bir kasa envanterinin bulunmadığının bildirildiği, ancak aynı şubenin 03/10/2023 tarihli yazısı ile bu kez kiralık kasa hizmetinin çok eski tarihli olması nedeniyle arşivlerinde bir kaydın bulunmadığı, şubedeki tüm kiralık kasaların boş, kapalı ve arızalı olup kullanımda olmaması nedeniyle yeni binaya hiçbir kasanın taşınmadığı, taşınma sırasında noter çağırılmadığı ve kiralık kasaların bir noter tespitine konu edilmemesi sebebiyle hiçbir müşteriye ihbarname gönderilmediği, müştekinin de 2007 yılından sonra bir kasa hizmeti almadığı ve bankanın arşiv kayıtlarının işlem tarihinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle bulunmadığı bildirilerek 10/04/2015 tarihi itibarıyla şubede görevli çalışanların kimlik bilgilerinin sunulduğu, dolayısıyla, şubeye ait 53 numaralı kasanın müşteki tarafından 1995 yılında kiralandığı ve 2015 yılında gerçekleşen taşınma işlemleri sırasında anılan kasanın bulunmadığı hususlarının net olduğu, bu durumda suç tarihinin de 2015 yılı olduğu, yüklenen suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturup zamanaşımı süreninin de henüz dolmadığı anlaşılmakla, Öncelikle Vakıfbank Genel Müdürlüğü ile yazışma yapılarak, 1995 ve 2015 yıllarında uygulanmakta olan kiralık kasa hizmetine ilişkin tüm aşamaların, yine 2015 yılı itibarıyla bir banka şubesinin taşınma işlemleri sırasında kiralık kasa hizmetiyle ilgili uygulanan prosedürlerin bildirilmesinin istenilmesi, Vakıfbank Erdemli şubesinin 03/10/2023 tarihli yazısında belirtilen ve taşınma işlemlerinde görevli olan tüm banka çalışanlarının ifadelerinin alınarak şüpheli ya da şüphelilerin tespit edilmeye çalışılması, taşınma işlemleri sırasında eski şube binasında yer alan kiralık kasaların boş, arızalı ve kullanılamaz halde olduğunun nasıl tespit edildiğine dair ayrıntılı araştırmaların yapılması, müştekinin kendisine bulunduğunu ifade ettiği kiralık kasa anahtarlarının Vakıfbank tarafından kullanılan kiralık kasa anahtarlarına ait olup olmadığı konusunda inceleme yaptırılması gerektiği, yine gerek müştekinin sunmuş olduğu dekont örneği gerekse Vakıfbank Erdemli şubesinin yazıları neticesinde en son 2007 yılına dair kiralık kasa ücretini yatırıldığı anlaşılmakla, 2007 yılından sonra söz konusu ücretin yatırılıp yatırılmadığına, yatırılmamış ise bunun sebebine dair müştekinin beyanının alınması ve 2007 yılında anılan prosedürde bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre belirlenecek şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin, Vakıfbank Erdemli şubesine ait 53 numaralı kiralık kasanın hesap sahibi olup, kasasında çok sayıda ziynet eşyası ile manevi değeri yüksek olan eşyaları yer almasına rağmen 17.04.2023 tarihinde kiralık kasasını kontrol etmek amacıyla anılan şubeye başvurduğunda, söz konusu kasanın ve kasa hesabının bulunmadığının kendisine bildirilmesi üzerine şikâyetçi olmasının ardından yapılan soruşturma işlemleri neticesinde, şikâyetçinin kasada ziynet eşyası bulunduğuna dair soyut beyanından başka bir delil olmadığı gibi son işlem tarihinden onaltı yıl sonra şikâyette bulunulmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; şikâyetçinin, Vakıfbank Erdemli şubesine ait 53 numaralı kasayı 04.09.1995 yılında kiraladığı ve 23.11.2007 tarihi dâhil olmak üzere 11 adet kasa tahsilat ücretinin yatırıldığı, şikâyetçi tarafından kiralık kasaya dair bankada yapılan son işlem tarihinin 23.11.2007 tarihli kasa tahsilat ücreti olduğu, buna ilişkin dekont örneğinin şikâyet dilekçesine ekli olduğu gibi şikâyetçinin kasa anahtarlarının resimlerini de dosyaya ibraz ettiği, ancak 2007 yılından sonra bir kasa tahsilat ücretinin bulunmadığı, Vakıfbank Erdemli şubesinin 23.06.2023 tarihli yazısı ile banka şubesinin 2015 yılında yeni binaya taşındığının, taşınma öncesinde şikâyetçiye tahsisli bir adet kiralık kasanın olduğunun tespit edilmesi üzerine, şikâyetçiye ihbarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamaması nedeniyle kasanın noter huzurunda açıldığının ve boş olduğunun tutanak altına alındığının, şikâyetçiye ait herhangi bir kasa envanterinin bulunmadığının bildirildiği, ancak aynı şubenin 03.10.2023 tarihli yazısı ile bu kez kiralık kasa hizmetinin çok eski tarihli olması nedeniyle arşivlerinde bir kaydın bulunmadığı, şubedeki tüm kiralık kasaların boş, kapalı ve arızalı olup kullanımda olmaması nedeniyle yeni binaya hiçbir kasanın taşınmadığı, taşınma sırasında noter çağırılmadığı ve kiralık kasaların bir noter tespitine konu edilmemesi sebebiyle hiçbir müşteriye ihbarname gönderilmediği, şikâyetçinin de 2007 yılından sonra bir kasa hizmeti almadığı ve bankanın arşiv kayıtlarının işlem tarihinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle bulunmadığı bildirilerek 10.04.2015 tarihi itibarıyla şubede görevli çalışanların kimlik bilgilerinin sunulduğu, dolayısıyla, şubeye ait 53 numaralı kasanın şikâyetçi tarafından 1995 yılında kiralandığı ve 2015 yılında gerçekleşen taşınma işlemleri sırasında anılan kasanın bulunmadığı hususlarının açık olduğu, bu durumda suç tarihinin de 2015 yılı olduğu anlaşılmakla, Öncelikle Vakıfbank Genel Müdürlüğü ile yazışma yapılarak, 1995 ve 2015 yıllarında uygulanmakta olan kiralık kasa hizmetine ilişkin tüm aşamaların, yine 2015 yılı itibarıyla bir banka şubesinin taşınma işlemleri sırasında kiralık kasa hizmetiyle ilgili uygulanan prosedürlerin bildirilmesinin istenilmesi, Vakıfbank Erdemli şubesinin 03.10.2023 tarihli yazısında belirtilen ve taşınma işlemlerinde görevli olan tüm banka çalışanlarının ifadelerinin alınarak şüpheli ya da şüphelilerin tespit edilmeye çalışılması, taşınma işlemleri sırasında eski şube binasında yer alan kiralık kasaların boş, arızalı ve kullanılamaz halde olduğunun nasıl tespit edildiğine dair ayrıntılı araştırmaların yapılması, şikâyetçinin kendisinde bulunduğunu ifade ettiği kiralık kasa anahtarlarının Vakıfbank tarafından kullanılan kiralık kasa anahtarlarına ait olup olmadığı konusunda inceleme yaptırılması gerektiği, yine gerek şikâyetçinin sunmuş olduğu dekont örneği gerekse Vakıfbank Erdemli şubesinin yazıları neticesinde en son 2007 yılına dair kiralık kasa ücretinin yatırıldığı anlaşılmakla, 2007 yılından sonra söz konusu ücretin yatırılıp yatırılmadığına, yatırılmamış ise bunun sebebine dair şikâyetçinin beyanının alınması ve 2007 yılında anılan prosedürde bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususlarda yapılacak araştırmaların sonucuna göre belirlenecek şüpheli ya da şüphelilerin hukukî durumlarının takdir ve tayini ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/6982 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla