İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16857 Karar: 2025/5381 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16857 K.2025/5381

2. Ceza Dairesi 2024/16857 E. , 2025/5381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2866 E., 2024/3028 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16857 E. , 2025/5381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2866 E., 2024/3028 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16857 E. , 2025/5381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2866 E., 2024/3028 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2018/389 Esas, 2019/463 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/549 Esas, 2020/2925 Karar sayılı kararı ile, "Suça sürüklenen çocuk yüklenen hırsızlık suçunun öngördüğü cezanın alt sınırının 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirmesi sebebiyle CMK'nın 196/2. maddesi gereği istinabe yasağı olması ve CMK'nun 193/1.maddesinde yer alan "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz." hükmü olduğu gözetilmeden, hakkında çıkarılan yakalama emri sonucunda savunmasının Marmara Ereğli Asliye Ceza Mahkemesi'nde alınması suretiyle yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesine muhalefet edildiği, Kabule göre de; **Olayın saat 06:12 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihi olan 26/02/2018 tarihinde güneşin doğuş saatinin 07:45 olması ve TCK'nun 6/1-e maddesi gereğince 06:45'e kadar gece vakti olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 143 maddesinin uygulanmaması, **Müşteki ...'nun katılma talebinin kabulüne karar verildiği halde karar başlığında sıfatının müşteki olarak gösterilmesi," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/549 Esas, 2020/2925 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Çorlu Çocuk Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2023/132 Esas, 2024/53 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla