İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/1932 Karar: 2026/5758 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/1932 K.2026/5758

2. Ceza Dairesi 2024/1932 E. , 2026/5758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4135 E., 2023/3630 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/1932 E. , 2026/5758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4135 E., 2023/3630 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/1932 E. , 2026/5758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4135 E., 2023/3630 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenlerinin, sanık ...'nin atılı suça iştirak ettiğine dair somut kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlandığına, verilen cezaların ağır olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, sanık ... yönünden de eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkemece değerlendirilecek maddi vaka bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/163 Esas, 2021/164 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/3186 Esas, 2021/3322 Karar sayılı kararı ile “Sanıklarının cezalandırılmalarının talep edilip mahkumiyetlerine karar verilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin cezasının 5 yıldan 10 yıla kadar hapis olduğu, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesi uyarınca istinabe suretiyle savunmalarının tespitinin mümkün bulunmadığı, buna karşın sanıkların sorgularının yazılan talimat üzerine Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesince 06.07.2020 tarihinde alındığı, sanıklardan ...'in 09.03.2021 tarihli celsede hazır bulunduğunun zapta yazılmış olmasına karşın kimliği tespit edilerek usulünce savunmasının alınmadığı; açıklanan hususun 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık niteliğinde bulunduğundan” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/3186 Esas, 2021/3322 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2022/1 Esas, 2023/609 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla