Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/3323 E. , 2024/7460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar hükümlünün yokluğunda verilen 12.01.2016 tarihli kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olm
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/3323 E. , 2024/7460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar hükümlünün yokluğunda verilen 12.01.2016 tarihli kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın duruşmadaki ifadesinde bildirdiği bilinen son adresine (Aynı zamanda MERNİS adresi olan) doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile tebliğe çıkarıldığı ve bu tebliğ işleminin usûle aykırı olduğu anlaşılmış ise de; hükümlünün 21.10.2022 tarihli dilekçe ile herhangi bir temyiz isteminde bulunmadan hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilâmın uzlaşma nedeniyle düşürüldüğünden bahisle dosyanın bu nedenle eski hâle getirilmesini talep ettiği, dolayısıyla yokluğunda verilen karardan en geç bu tarihlerde haberdar olan hükümlünün, kararı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.01.2023 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, hükümlünün temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.