İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/378 Karar: 2024/10580 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/378 K.2024/10580

2. Ceza Dairesi 2024/378 E. , 2024/10580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/809 D.İş ŞİKÂYETÇİ : Gülümser Kobul SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebi nedeniyle hâkim görevlendirilmesine ilişkin talebin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/378 E. , 2024/10580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/809 D.İş ŞİKÂYETÇİ : Gülümser Kobul SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebi nedeniyle hâkim görevlendirilmesine ilişkin talebin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/378 E. , 2024/10580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/809 D.İş ŞİKÂYETÇİ : Gülümser Kobul SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebi nedeniyle hâkim görevlendirilmesine ilişkin talebin reddinin reddi ve 24.05.2023 tarihli ek kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131575 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 10/09/2013 tarihli kararı takiben, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinin Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2021 tarihli ve 2017/432 esas, 2021/654 sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklandığı; ancak bahse konu kararda yer alan basit yaralama suçunun 02/12/2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve devamı maddeleri gereğince uzlaşma hükümlerine tabî olması nedeniyle, tarafların uzlaşması üzerine Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2023 tarihli ve 2017/432 esas, 2021/654 sayılı kararı ile davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, her ne kadar adı geçen sanık tarafından denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiği ve işlenen bu kasıtlı suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi sebebiyle Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verildiği, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b) bendi uyarınca basit yaralama suçunun uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle sanığın uzlaştırma hükümlerinden faydalanarak hakkındaki ihbara konu mahkûmiyet kararının Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2023 tarihli ek kararı ile ortadan kaldırılmış olduğu, sanığın aynı hukukî değişiklikten tekrar yararlanması hâlinin hukuk düzeni tarafından korunmayacağı ve uzlaştırma kurumunun kötüye kullanılmasına yol açacağı düşünülse bile, hükmün açıklanmasına ilişkin Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2021 tarihli kararının 14/12/2022 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği basit yaralama suçuna ilişkin ihbara konu mahkûmiyet hükmünün tarafların uzlaşması üzerine Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2023 tarihli ve 2017/432 esas, 2021/654 sayılı kararı ile ortadan kaldırılmış olduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasına dair kararın geri alınabileceği ve karar tarihi itibariyle mevcut olmayan ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanunun 311 ve devamı maddeleri gereğince yargılamanın yenilenmesi konusu yapılabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2020/11864 esas, 2021/578 karar sayılı ilâmında yer alan "....mahkûmiyet hükmünü veren hâkimin, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaatini ilk hükümle dosyaya yansıtmış olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alındığında, farklı hâkim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerekeceğinden, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle.. 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar ile, 5271 sayılı Kanun’un “Hakimin çekinmesi ve inceleme mercii” başlıklı 30. maddesinde yer alan, “(1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir. (2) Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir. (3) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29. madde hükmü uygulanır.” şeklindeki, Anılan Kanun'un 23/3. maddesinde yer alan, “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz.” ve aynı Kanun’un 318/1. maddesinde yer alan, “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, mahkûmiyet hükmünü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gibi merci tarafından hâkim tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; A. GEREKÇE-KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığına ilişkin istem, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, dosya üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi halinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki; talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde, bu incelemeyi yapması dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun'un ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiş olup, mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Bu açıklamalar ışığında, (2) no'lu kanun yararına bozma talebine konu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 09.06.2023 tarihli ve 2023/809 Değişik İş sayılı karara yönelik (2) no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, III. (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; A. GEREKÇE Sanık hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2012 tarihli ve 2012/12234 Esas No'lu iddianamesi şikayetçiye yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan davaların yargılaması neticesinde, Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2013 tarihli ve 2012/949 Esas, 2013/702 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22.10.2013 tarihinde kesinleştiği, Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.07.2021 tarihli yazısı ile sanığın denetim süresi içerisinde, 27.05.2016 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesi kapsamındaki kasıtlı suçu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/619 Esas, 2021/578 Karar sayılı kararı ile hükümlerin açıklandığı ve sanığın bu karara yönelik istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 14.12.2022 tarihli ve 2021/2766 Esas, 2022/2585 Karar sayılı ilâmı ile mahkûmiyet hükümlerinin esastan reddine karar verildiği ve kesinleşen kararların infaza verildiği; Ancak ihbarda bulunan Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesince, 25.04.2023 tarihli ve 2017/432 Esas, 2021/654 Karar sayılı ek karar ile uzlaşma sağlandığından düşme kararı verildiğinin sanık tarafından 18.05.2023 tarihli dilekçe ile bildirilerek infazın durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği; Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2021/619 Esas, 2021/578 Karar sayılı ek kararıyla infazın durdurulmasına ve yargılamanın yenilenmesi konusunda değerlendirme yapmak üzere hâkim veya mahkeme görevlendirilmesi için dosyanın nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli ve 2023/809 Değişik İş sayılı kararıyla, somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığına ve bu durumun infazda tereddüt hükümleri gereğince değerlendirilebileceğine karar verildiği anlaşılmakla; ihbara konu Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesince, 25.04.2023 tarihli ve 2017/432 Esas, 2021/654 Karar sayılı ek kararı ile taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmesi durumunun somut dosya bakımından hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıktığı ve bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde bu durumun yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil etmeyip infazda tereddüt hükümleri kapsamında ele alınması gerektiğine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 09.06.2023 tarihli ve 2023/809 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla