Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/393 E. , 2024/11079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/633 E., 2022/861 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/393 E. , 2024/11079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/633 E., 2022/861 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, anılan kararın dosyanın diğer sanığının istinaf talebi sonucunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22/03/2023 tarihli ve 2023/721 esas, 2023/1787 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/279 esasına kayden yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair verilen kararın adı geçen sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderildiği 08/12/2021 tarihli istinaf formundan anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; sanığın, inceleme dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde hareket etmek suretiyle gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemine ilişkin olarak Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş olan mahkûmiyet kararının, iştirak halinde suçu işleyen inceleme dışı diğer sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22/03/2023 tarihli ve 2023/721 esas, 2023/1787 sayılı kararında yer alan "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığa yüklenen TCK'nın 142/1-a, 142/5 ve 143/1. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıl üzerine çıkması dikkate alınarak, CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,..." şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığa yüklenen 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2018/23 Esas, 2019/192 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/3409 Esas, 2021/1020 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılmaksızın "etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması ve sanığın eyleminin aynı Kanun'un 142/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu" gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasına yasal dayanağın bulunmadığı, bu nedenle Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu ve Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli kararına yönelik istinaf istemine yönelik dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/633 Esas, 2022/861 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.