Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/4504 E. , 2025/1487 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 12.03.2007 SAYISI : 2000/1060 E., 2002/639 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıy
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/4504 E. , 2025/1487 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 12.03.2007 SAYISI : 2000/1060 E., 2002/639 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümlünün yokluğunda verilen 12.03.2007 tarihli ek kararda kanun yolu bildirimine yer verilmediğinin ve tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan hükümlüye yapılan ek karar tebliğinin, cezaevi ikinci müdürü imzasına yapılmış olması nedeniyle usulüne uygun olmadığının, hükümlünün 09.01.2024 tarihli dilekçesi içeriğine göre ek karara yönelik temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, hükümlünün öğrenme üzerine ek karara yönelik 09.01.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu hâller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan kanunun saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün şikâyetçiye yönelik eyleminin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanun'un 116/2 ve 151/1. maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.