Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/4754 E. , 2025/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2975 E. 2024/110 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Düşme kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/4754 E. , 2025/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2975 E. 2024/110 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Düşme kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarih 2018/497 (E) 2019/1250 (K) sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 13.03.2020 tarihli ve 2020/131 Esas 2020/782 Karar sayılı kararı ile karşılıksız yararlanma suçu yönünden "Dava dosyası içerisinde kaçak su kullanımı nedeniyle 15.12.2019, 19.07.2010, 11.09.2010, 24.10.2010, 22.11.2010, 02.01.2011, 18.01.2011, 30.01.2011, 07.02.2011, 21.02.2011 ve 13.03.2011 tarihlerinde sanık hakkında düzenlenmiş 11 adet kaçak su kullanma tutanağının bulunması karşısında suça konu eylemi dışında diğer kaçak su kullanmaları ile ilgili olarak sanık hakkında açılmış kamu davalarının bulunup bulunmadığının kamu davaları varsa hangi tarihte davaların açıldığı ve sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığının araştırılması, gerekirse zincirleme suç hükümleri yönünden davaların birleştirilerek görülmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, kaçak su kullanımı nedeniyle vergili cezasız tutarın bilirkişiye tespit ettirilmemesi ve sanığa yasal ihtaratın yapılmaması, kabule göre de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında katılan lehine 1320 TL vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alındığında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması nedeniyle verilen hükümde hükmedilen vekalet ücretinden daha önceki kararda belirtilen vekalet ücretinin düşülmemesi," nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; bozma sonrasında verilen Ankara 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2021/651 E. 2023/763 K. sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/2975 Esas, 2024/110 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.