Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/4903 E. , 2024/12104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/621 E., 2023/339 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/4903 E. , 2024/12104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/621 E., 2023/339 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9206 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan, ''(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.'' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda katılanın 13/10/2022 tarihli celsede 700,00 Türk lirası zararının bulunduğunu, giderilmesini talep ettiği, katılanın zararının inceleme dışı sanık ... tarafından giderildiği, kovuşturma aşamasında zararının tamamının karşılandığının anlaşılması karşısında; birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi hâlinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları hususu dikkate alınarak ve sanık ...'ın etkin pişmanlığa açıkça karşı çıkmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında da hırsızlık suçundan hüküm kurulurken tayin olunan ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 168 /2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden “Katılanın zararını gidermediği, sanığın katılanın zararını gidermeyi kabul etmediği anlaşılmakla...” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, sanık müdafiine ise tefhim edildiği; ancak sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığın yokluğunda verilen kararın usûlüne uygun şekilde sanığa da tebliğ edilmesi gerekmektedir. 3. Ayrıca sanık tarafından inceleme konusu karara yönelik 20.09.2023, 25.09.2023 ve 05.10.2023 tarihli dilekçelerle eski hâle iade talebinde bulunulduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine ait olmasına göre dosyanın istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.