İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/5902 Karar: 2025/7421 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5902 K.2025/7421

2. Ceza Dairesi 2024/5902 E. , 2025/7421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2023/413 K.: SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Soruştur

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/5902 E. , 2025/7421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2023/413 K.: SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Soruştur

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/5902 E. , 2025/7421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2023/413 K.: SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Soruşturma aşamasında sanık ...'a müdafii olarak görevlendirilen Av. ...'nin yüzüne karşı, sanığın yokluğunda verilen hükmün adı geçen avukat tarafından sanık müdafii olarak temyiz edildiği, ancak sanığın 27.02.2020 tarihli savunması sırasında müdafii talep etmediğini beyan ettiği gibi sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığı anlaşılmakla; Av. ...'nin yetkilendirdiği avukata tefhim edilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafinin sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı ayrıca, yokluğunda verilen kararın 25.01.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğine rağmen sanığın da kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... 18.06.2020 tarihli duruşmada müdafi talebinin olmadığını beyan etmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun 19.10.2023 tarihli duruşmaya Av. ... ile birlikte katıldığı anlaşıldığından tebliğnamenin ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. A-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, B-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “ 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1,31/3 ve 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla