İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6041 Karar: 2024/16102 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6041 K.2024/16102

2. Ceza Dairesi 2024/6041 E. , 2024/16102 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/942 E., 2023/860 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kuru

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6041 E. , 2024/16102 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/942 E., 2023/860 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kuru

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6041 E. , 2024/16102 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/942 E., 2023/860 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.06.2011 tarihli ve 6/94-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince sanık hakkındaki hükümlerin onandığı 24.05.2018 tarihi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği 13.10.2022 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Oluşa ve dosya içeriğine göre, şikâyetçinin iş yerinden çalınan eşyanın bir kısmının sanık ve temyiz dışı sanıkların kolluk görevlilerince yakalandığı araçta ele geçirildiğinin ve bozma sonrası yapılan yargılama aşamasında şikâyetçinin 12.01.2023 tarihli dilekçesiyle tüm zararının sanık ... tarafından tamamen karşılandığını beyan ettiğinin, böylece sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadenin bulunduğunun anlaşılması karşısında, buna göre kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına şikâyetçinin rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2-4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden şikâyetçinin rızasının olup olmadığı sorulmaksızın sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması ve sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 12 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine hesap hatasıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olan suç adının gerekçeli karar başlığında konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazılması, mahallinde düzeltiebilir maddi hata kabul edilmiş, ayrıca sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/466 Esas, 2011/778 Karar sayılı 07.02.2012 tarihinde kesinleşen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 146. maddesinde yazılı ''kullanma hırsızlığı'' suçu olduğunun, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası anılan ''kullanma hırsızlığı'' suçunun uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğünün bulunmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, şikayetçinin iş yerinden hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını işlemiş; çalınan eşyanın bir kısmı yakalanan araçta ele geçmiş, kovuşturma aşamasında şikayetçi zararının sanık tarafından tamamen karşılandığını beyan etmiştir.

Hukuki İlke: Kovuşturma aşamasında gerçekleşen (kısmi/tam) iade halinde TCK 168 etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için şikayetçinin rızasının bulunup bulunmadığı sorulmalı ve sonucuna göre TCK 168/2-4 uygulanmalıdır; ayrıca iş yeri dokunulmazlığının ihlalinde TCK 116/4, 119/1-c cezası üzerinden 62/1 indirimi doğru hesaplanmalıdır.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Hırsızlık dosyasında iade/etkin pişmanlıkta mağdurun rızasının tutanağa geçirilmesi TCK 168/2 yerine daha lehe 168/4 uygulamasının kapısını açar; tekerrüre esas alınan eski ilamın uzlaşma kapsamına girip girmediği de uyarlama yoluyla denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla