Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/6998 E. , 2024/10264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/6998 E. , 2024/10264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/49407 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Dosyalar kapsamına göre, 1-6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'nın yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3 ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda yapılması gerekenin, hükümlüye soruşturma aşamasında yapılan ihtarda “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulmadığından, hükümlü tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı katılan kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği, ödeme yapılmaması veya yapılan ödemenin zararı karşılamaması durumunda ise yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı ihtarı ile makûl süre verilerek sonucuna göre yargılamaya devam olunması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/303 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 19/04/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/04/2019 olduğu, Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/983 esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 09/05/2018 iddianame düzenleme tarihinin ise 30/11/2018 olduğu, sanık hakkında aynı suç işleme kararının icrası kapsamındaki 19/04/2018 ve 09/05/2018 tarihli kaçak elektrik kullanma tarihleri ile ilgili karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin ilk 30/11/2018 tarihli iddianamenin tanzim olunduğu ve iddianame ile hukuki kesinti oluştuğundan sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı ve bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle tek suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesinde, 3-Sanık hakkında her iki dosyada tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınan Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2018 tarihli ve 2017/386 esas, 2018/168 sayılı kararının, suç tarihleri olan 19/04/2018 ve 09/05/2018 tarihlerinden daha sonraki bir tarih olan 04/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı gibi, tekerrüre esas başka bir sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında, yazılı şekilde karar verilmesinde, 4-Hükümlü hakkında ayrı ayrı 10 ay hapis cezası verilmiş olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmamış olmasında, isabet görülmemiştir" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek hükümlü hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda yapılması gerekenin, hükümlüye soruşturma aşamasında yapılan ihtarda “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulmadığından, hükümlü tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı katılan kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği, ödeme yapılmaması veya yapılan ödemenin zararı karşılamaması durumunda ise yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı ihtarı ile makûl süre verilerek sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2.Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2019/303 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 19.04.2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.04.2019 olduğu, Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/983 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 09.05.2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.11.2018 olduğu, hükümlü hakkında aynı suç işleme kararının icrası kapsamındaki 19.04.2018 ve 09.05.2018 tarihli kaçak elektrik kullanma tarihleri ile ilgili karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin ilk 30.11.2018 tarihli iddianamenin tanzim olunduğu ve bu iddianame ile hukuki kesinti oluştuğundan hükümlünün bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı ve bu itibarla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle tek suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi, 3. Hükümlü hakkında her iki dosyada tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınan Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/386 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararının, suç tarihleri olan 19.04.2018 ve 09.05.2018 tarihlerinden daha sonraki bir tarih olan 04.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı gibi, tekerrüre esas başka bir sabıka kaydı bulunmayan hükümlü hakkında, yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Hükümlü hakkında ayrı ayrı 10 ay hapis cezası verilmiş olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmamış olması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2018/983 Esas, 2020/13 Karar ve 2019/303 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.