Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/7975 E. , 2024/11348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1034 E., 2024/559 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/7975 E. , 2024/11348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1034 E., 2024/559 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin gerekçeli kararda müvekkilinin suça iştirak ettiğinin, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğunun delili ve gerekçesi olarak akıl yürütme yöntemiyle elde edilen sonucun gösterildiğine, müvekkili hakkında karar verilirken “fiil üzerinde ne şekilde müşterek hakimiyet kurarak iştirak ettiği”nin tartışılmadığına, ceza tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin “kastın yoğunluğu, suçun işleniş biçimi,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” gibi soyut kriterlerin gösterildiğine, bu gerekçelerin 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin tekrar edilmesinden ibaret olduğuna, mahkemenin alt sınırdan ayrılırken soyut kanuni ifadeleri değil, kanuni kavramların somut olarak nasıl gerçekleştiğini müvekkile özgüleyerek/gerekçeleyerek açıklaması gerektiğine, müvekkili sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin teşdiden uygulanmasına karar verildiğine, mahkemenin farklı zamanlarda işlenen suçları ve müvekkilin işlenen bu suçlardaki rolünü ayrıca açıklamadan soyut bir değerlendirmeyle zincirleme suç hükümlerini uyguladığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.