Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/8224 E. , 2025/5826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2022/38 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I- Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozma sonrası yapılan yargılamada, 18 yaşı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/8224 E. , 2025/5826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2022/38 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I- Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozma sonrası yapılan yargılamada, 18 yaşını dolduran suça sürüklenen çocukların alınan ifadelerinde müdafii talep etmediklerini beyan ettikleri gibi 5271 sayılı Kanun'un 150/2-3. maddesi gereğince de suça sürüklenen çocuklara zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, karar suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmiş ise de, müdafilerin suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerini temyize yetkilerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuklar adına hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuklar ..., ...'ün hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocukların temyiz istemlerinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan esas hapis cezalarının miktarının 3 yıl 5 ay 20 gün olması ve anılan suça sürüklenen çocuklar yönünden bozmadan önce kurulan hükümde ertelemeye karar verilmediğinden kazanılmış hakkın da söz konusu olmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan cezaların ertelenmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 43, 31/3, 62. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezalarının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, suça sürüklenen çocuklar hakkında “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 43, 31/3, 62. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezalarının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre hüküm tarihinde, ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın duruşmalarda hazır bulunmaktan bağışık tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda yargılamaya devam olunarak mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.